5 Şubat 2017 saat 20:52 – Uykusuz bir geceden sonra arta kalanlar..

Az uyuduğum bir gün sonrasında film izlemeye, oyun oynamaya ayırdım bugünü. Evet, yapacak bir iş kalmadı, zihnim yoruldu ve dünkü işkenceden sonra birkaç saat kestirdim.

Şöyle bir fark ettim de, gönderdikleri sembollerden ve kelimelerden artık eskisi kadar etkilenmiyorum. Sadece arada sırada alakasız bir üzüntüye, sevince, vs. düşüncelere sebep olacak şeyler yaptıklarını fark ediyorum. Onların yaptığını fark ettikten sonra da geçiyor. 1-2 gündür yaptıklarını buraya soğukkanlılıkla yazdığıma bakmayın. Aynıları aylar öncesinde olsa yine çıldıracak noktaya geirdim. Bunun sebebi de basit… Artık bunlar gidene kadar normal, hayallerimi gerçekleştiren bir hayat yaşayamayacağımı kabullendim. Beynimde bunlara hitap eden yönleri askıya almaya başladım. O hariç… Bu da beni aynı psikolojik saldırılar, zayıf noktalarıma yapılan tacizlerden oluşan kısır döngüye çekmelerini engelliyor.

Yurt dışı meselesini tekrar düşünmeye başladım. Pat diye aniden gitsem yurt dışına telefon ve PC’den yana bir sorun kalmaz. Telegramdan yana şüpheliyim... Telefonu ve bilgisayarı takip edenler, çevrede gözükenler, zihnim… Hangisi hangisini görüyor, hangisini görmüyor. Gerçi bunlar üzerinde düşünülmesi gereken konular değil zaten.

Artık kesin olan bir şey var. Beni en azından 5-6 senedir kobay olarak kullanan telegramcılar ile siber çete hesap verecek. Ben de ya burada topluma katkıda bulunmanın huzuruyla yaşayacağım. Ya da s.ktirip gideceğim. Her türlü daha avantajlı… Geçmişten yana eski dostun ve onların vereceği hesaptan başka düşünülecek bir şey yok. Gelecekte bizi bekleyenler ise basit…

Biraz da telegramın etkisiyle bugün biraz böyle kısır döngüyle geçti. Kusura bakmayın arada olur öyle. Eh, biraz maddi durumun da etkisi var. Atarlı ergenlik yapmadık ki kafamıza estiği zaman dışarı çıkıp hovardalık yapalım, birilerine çarpıp ailemize ört bas ettirelim, insanlık onurunu yerle bir edip özgürce dolaşmaya devam edelim… Ya da haydan gelen huya gider diyelim… Ama durmak yok. Lazer silahlarına karşı tahta kılıçlarımız var ama devam…

Diğer günlük yazılarına buraya tıklayarak tam liste halinde ulaşabilirsiniz.

ELEKTROMANYETİK ZİHİN KONTROLÜ NEDEN VE KİMLERE UYGULANIR? AMACI NEDİR?

TELEGRAM ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK EDEBİLİRİZ? BELİRTİLERİ NELERDİR?


BİRİNCİ YAZI: ESKİ DOST, SİBER TACİZLER VE ZİHİN KONTROLÜNÜN AYAK SESLERİ

İKİNCİ YAZI: ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK ETTİM? TÜM İNSANLARA UYGULANDIĞINI NASIL GÖZLEMLEDİM?

About Feyyaz Yükselci 122 Articles
Elektronik Haberleşme Teknolojisi öğrencisiyim. 1993 doğumluyum. Maruz kaldığım telegram zihin kontrol işkencesini not aldığım günlükleri, araştırmaları Düşünce Polisi'nde yayınlıyorum ve diğer tüm zihin kontrol mağdurlarının çalışmalarını da paylaşıyorum. Sitedeki yazılardan telegram zihin kontrolünü ilk defa duyan birisi olarak rahatlıkla bilgi edinebilir, tüm gelişmeleri birincil kaynaktan takip edebilirsiniz. Telegram zihin kontrolü bir komplo teorisi değildir. Son derece yakınımızda olan bir insanlık suçudur. Elbet bir gün kanıtlanacaktır ve suçlular işlediklerinin hesabını verecektir.

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*