25 Ocak 2017 saat 01:22 – Telegram doğrudan zihnime saldırmaya başladı

10-15 günlük aradan sonra spora geri döndüm. Tıpkı beklediğim gibi spor salonundaki birkaç tipin beni dinlediklerine, özel hayatım hakkın bilgi sahibi aldıklarına dair imalarla karşılaştım. Bir de telefon dinleyenlerin ergen veletler olduğu savından hareketle tiyatrovari birkaç kesit daha vardı. Sözüm ona bana işkence yapanların, özel hayatıma ve hafızama o şeyleri yapanların benimle yaşıt, hatta benden küçük zengin veletler olduğu gibi bir sanal gerçeklik yaratıp gururumu daha da kıracaklar. Belli ki kendilerinin benim yaşlarımdan beri hayattan zevk alma ölçütleri buydu. Kodumun istismar edilmiş, parayla örülmüş çitlerin ardında özgüveni zedelenmiş, izole edilmiş,  oğlancı kılıklı, androjen zihin kontrol ajanları…

Salondaki tiplerin neredeyse hepsi telegram etkisi altında oluyor. Fakat gerçekten gönderilmiş olduğundan şüphelendiğim bir iki kişi oldu dediğim gibi. Hepsiyle uğraşamam ama ileride rahatça teşhis edebilirim tabii onları da. Şimdilik hayatıma devam ediyorum.

Gün içinde çalışırken de aynı rutin şeyler vardı. Akşam vakti ise hiçbir zaman kişisel çalışma alanımın, mahremimin ve özel hayatımın olamayacağı, kendi hayatımı kuramayacağım ve sadece benimle sevdiklerimin ait hissedeceği bir mabet olamayacağı şeklinde daha yüksek dozda zihinsel saldırılar baş gösterdi. Doğrudan ses ve düşünce yollayarak yapıyorlar bunu. Amaç sizi önünüzdeki iş güçten alıkoymak ve bir güzel sinirinizi bozarak daha da çözmek. Hiçbirine aldırdığım yok zaten. Dedim ya, yemin ettim onları ortaya çıkarmaya. Kayıtlara geçmesi için yazıyorum bunları…

Bütün detaylarıyla ve aylardır süren çabalar sonucu yaratılan esaret sonucunda günlük işlerimde bile karşılaştığım sembolleri burada birdenbire anlatsam ne benim beynim kaldırır, ne de siz anlarsınız. Zaten ben kişi olarak aldırmasam bile bazen beynimin resimler halinde tepki verdiği de oluyor. Parçalanmanın eşiğinden dönüyorum yani. Ha, bir de çevredeki insanlar vesilesiyle yapılan tacizlere aldırmayınca telegramcının son çirkeflik olarak “Nasıl sinirlenmez ya, ver şu bilgisayarı” dercesine beynime hiç olmadık derecede saldırdıkları da oluyor. Yabancı sesler, resimler sebebiyle beynimin altı üstüne geldi fakat şimdilik aldırmamaktan başka çarem yok. Artık rutine döndü.  Ancak ve ancak ileride ağır bir hastalığa sebep olmamasını dileyebiliyorum.

Son olarak; bir önceki yazıda dediğim uyuma ve rüya kısmı gerçekleşti. Tanrı kompleksli ergenimiz bir iki sataşmada bulunmadan geçemedi. Şimdilik bu kadar….

Diğer günlük yazılarına buraya tıklayarak tam liste halinde ulaşabilirsiniz.

 

ELEKTROMANYETİK ZİHİN KONTROLÜ NEDEN VE KİMLERE UYGULANIR? AMACI NEDİR?

TELEGRAM ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK EDEBİLİRİZ? BELİRTİLERİ NELERDİR?


BİRİNCİ YAZI: ESKİ DOST, SİBER TACİZLER VE ZİHİN KONTROLÜNÜN AYAK SESLERİ

İKİNCİ YAZI: ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK ETTİM? TÜM İNSANLARA UYGULANDIĞINI NASIL GÖZLEMLEDİM?

About Feyyaz Yükselci 122 Articles
Elektronik Haberleşme Teknolojisi öğrencisiyim. 1993 doğumluyum. Maruz kaldığım telegram zihin kontrol işkencesini not aldığım günlükleri, araştırmaları Düşünce Polisi'nde yayınlıyorum ve diğer tüm zihin kontrol mağdurlarının çalışmalarını da paylaşıyorum. Sitedeki yazılardan telegram zihin kontrolünü ilk defa duyan birisi olarak rahatlıkla bilgi edinebilir, tüm gelişmeleri birincil kaynaktan takip edebilirsiniz. Telegram zihin kontrolü bir komplo teorisi değildir. Son derece yakınımızda olan bir insanlık suçudur. Elbet bir gün kanıtlanacaktır ve suçlular işlediklerinin hesabını verecektir. Ayrıca; bir çevreci ve doğasever olarak çeşitli yazılar kaleme aldığım www.yer-su.com sitesinde de elektromanyetik kirlilik ve diğer tüm çevre sorunları üzerine yazıyorum.

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*