24 Ocak 2017 saat 02:14 – Telegramı anlattığım bir arkadaşla buluştuğumuz gün

Bugün Kadıköy’de okuldan arkadaşım K. ile buluşup çay içtik. Normalde Gemi İnşa tayfaya genel hatlarıyla anlattığım şeylerin üzerinden ayrıntılı olarak geçme fırsatımız oldu. Bu arada; bundan önceki toplu anlatışımda tüm arkadaşlar, büyük ihtimalle arkadaşlığa ve bu derece uydurma olmayacağına güvenerek beni beklemediğim bir soğukkanlılık, sakinlikle dinlediler. Hatta üzerine anlattığım durum üzerinden çözümleme yaparak yardımcı olmaya çalıştılar. Arkadaşlığın anlamını bir kez daha gösterdikleri için minnettarım. Bir de şu var: Onlarla buluşmaya gitmeden önce vapurda beni takip eden elemanlardan birkaçını gördüm. Sanki ben bunu etrafa yayarken gözdağı vermek istiyorlar…

Devam edelim. Telegram ile ilgili bilgilerden tutun da çevrede arada sırada takip eden elemanlara, dışarıda başka insanlara da uygulanan zihin kontrolüne, siber takibe ve tabii eski dosta dair olanları da uzun uzun anlattım. Asıl ilginç olan şey biz otururken meydana gelenler..

K.’ye ben telegramın neler yapabildiğini, çevrede yaratılan sesler ve şartlanmalar ile nasıl çalıştığını, nasıl bir yapay kader yarattığını anlatırken doktor; bu anlattıklarımı K.’ye ıspatlamak, olayı gerçeklemek istercesine o belirtiler ve şartlanmalara tepki vermemi sağladı. Mesela motosiklet sesiyle yapılan duruma maruz bırakıp, o sırada konuşmakta olduğum şeyi unutmamı sağlamak gibi. (Bunu günlük dışında bir yazı olarak ele alacağım. Kurulu saat gibi işleyen insanlar mevzunun can damarlarından biri)

Sonrasındaysa ben büyük ihtimalle K.’nin aklından geçen şeylerin de görülebildiğine, zihin kontrol tacizine maruz kaldığına, tıpkı bana yapılan deneylerde olduğu gibi bazı şeylerin ona da yapılıyor olabileceğine değindim. Zaten telefonunun ve bilgisayarının takip edilmesinin işten bile olmadığını da söyledim. Sonuç olarak K.’de telegrama karşı bir ısınma gerçekleştiğini, ne olduğunu bilmemekten kaynaklanan o ön yargının kırıldığını hissettim. Bir de konuşmanın ortasında anketör kılığında bir bayan göndererek boş bir kağıda bilgilerimizi yazmak suretiyle bizimle anket yapmak istedi. Sonradan öğrendim K.’yi şirketten gerçekten aramışlar. Ama kadın adeta anketör olmadığını belli etmek ister gibiydi.

Anlamadığım bir şey var: Neden bunları yaptılar? Her şey güllük gülistanlık olabilecek, şüphe çekecek hiçbir şey olmayacak ve ben zor durumda kalabilecekken. ..

Bunların dışında telegram eşliğinde günlük ev ve yol maceraları devam etti.

Bir şeyi daha fark ettim. Önceden telegramla baş edebilmek için kendimi yaptığım işlere daha çok vermeye çalışırdım. Çünkü bu herifler film izlerken, kitap okurken, deşarj olurken size özellikle bulaşırlar. Yine de durum çare olmuyordu. Fakat telegram meselesini içime atmak yerine etrafımdakilere anlatınca, herkesin peşinen benim bir zihin kontrol mağduru olduğumu bilmesini sağlayınca yapılan tacizlere karşı direncim arttı. Bir de eski yaptığım işlere falan da dönmeye başladım. Bunların etkisi iyice azaldı. Hala devam ediyor. Çevreden tutun da zihnime gönderilen seslere, yapay rüyalara, tek aşkıma ve hafızamdan kesitlerle yapılan saldırılara kadar. Ama eskisi kadar kapılmıyorsunuz, beyninizi o şartlanmaya çekemiyorlar..

Neyse şimdilik bu kadar. Böyle her şeyi titizlikle kaydediyorum ya, bu gece de saldırı yersem hiç şaşırmam.

Diğer günlük yazılarına buraya tıklayarak tam liste halinde ulaşabilirsiniz.

ELEKTROMANYETİK ZİHİN KONTROLÜ NEDEN VE KİMLERE UYGULANIR? AMACI NEDİR?

TELEGRAM ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK EDEBİLİRİZ? BELİRTİLERİ NELERDİR?


BİRİNCİ YAZI: ESKİ DOST, SİBER TACİZLER VE ZİHİN KONTROLÜNÜN AYAK SESLERİ

İKİNCİ YAZI: ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK ETTİM? TÜM İNSANLARA UYGULANDIĞINI NASIL GÖZLEMLEDİM?

About Feyyaz Yükselci 122 Articles
Elektronik Haberleşme Teknolojisi öğrencisiyim. 1993 doğumluyum. Maruz kaldığım telegram zihin kontrol işkencesini not aldığım günlükleri, araştırmaları Düşünce Polisi'nde yayınlıyorum ve diğer tüm zihin kontrol mağdurlarının çalışmalarını da paylaşıyorum. Sitedeki yazılardan telegram zihin kontrolünü ilk defa duyan birisi olarak rahatlıkla bilgi edinebilir, tüm gelişmeleri birincil kaynaktan takip edebilirsiniz. Telegram zihin kontrolü bir komplo teorisi değildir. Son derece yakınımızda olan bir insanlık suçudur. Elbet bir gün kanıtlanacaktır ve suçlular işlediklerinin hesabını verecektir. Ayrıca; bir çevreci ve doğasever olarak çeşitli yazılar kaleme aldığım www.yer-su.com sitesinde de elektromanyetik kirlilik ve diğer tüm çevre sorunları üzerine yazıyorum.

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*