23 Şubat 2017 saat 02:33 – PC kaynaklı rüyalar ve psikolojik harekatla geçen bir gün

Her şey bana dün gece gösterdikleri rüyayla başladı. Hatırladığım kadarıyla eski dost, elinde dedektöre benzer bir cihazla onları buluyor. Burada eski dost, benim kişiliğimi parçalamak için yapılan başka hamleleri de temsil ediyor aslında. Sembolik bir şey. Sonra çıkıp bizim okula gidiyoruz. Telegramcıyı temsil ettiğini düşündüğüm biriyle tanışıyoruz. Telegramcıyı sembolize eden kişi de benim eski okuldan bir arkadaş. Ama üzerinde onun normal haliyle hiç alakası olmayan bir metalci t-shirt’ü var. Yani bu; onların PC başında vakit geçiren ergen nerd’ler olduğunu söylemeye çalışıyor. Ben görünce kafasını başka yöne çevirip gülüyor tabii.. Sonrasını da hatırlamıyorum. Ama bir şeyler konuştuktan sonra okulun makine fakültesine giriyor ve ben uyanıyorum.

Şimdi, rüyalarda bilinçsiz tepki veriliyorsa ve ben neden o adama rüyamda kafa göz dalmadım diye düşündüm. Bunu daha önceki pek çok rüyada da yaşadım. Bir şekilde önceden parametreleri ayarlıyorlar. Mesela eski dostun bizi barıştırdığı düşüncesi, kendi yüzü olarak bir başka arkadaşımı kullanması benim rüyada ona saldırma isteği duymamamı sağlıyor olabilir. Daha önceki rüyalarda da bazı şeyleri yapıp bazılarını yapamayacağıma dair parametreler yükleyerek yaptılar bunları…

Hatta; rüyalara girme tekniğini ilk kez detaylı anlattığım şu sıralarda kafamın içine belli belirsiz sesler gelmeye başladı: “Kapat şunu.” “Yeter be” gibi…

NOT: Tıpkı filmlerde insan bedeninin dünya dışı varlıklar tarafından ele geçirilmesi gibi, telegramcıların kurbanın sevdiği şeylerle oynayarak duygularını manipüle etmesi tipik bir yöntemdir. Olay basit; kendisini sizin en sevdiğiniz kişiyle bağdaştırır. En nefret ettiğiniz şeylerle en sevdiğiniz şeyleri yan yana koymaya çalışır. Böylece zihninizde bir şartlanma yaratarak sizi kendinizi güvende hissettiğiniz konfor bölgesinden çekmeyi amaçlar. Bunlara zihnen yakalanmanız gayet doğal, çözümü ise son derece basit: O yaratılan şartlanmaların sanal olduğunu, zihin kontrol sebebiyle bu asılsız düşüncelere kapıldığınızı bilin, iradeli olun ve sevdiğiniz şeylere doğru atılın yeter.

Bugün dışarıda beni kısmen zorlayan senaryoların olması sebebiyle tekrardan yazmam gerekti. Zorlamak derken bana bir fikri aşıladılar ve o bende bir süre gerginlik yarattı. Büyük ihtimalle yapay hissiyat da yolladılar.

Öncelikle; bu günlüğü kaleme almamdan 1-2 gün önce yazdığım psikolojik yazısından olsa gerek, dışarıda bana karşı bir psikolojik harekat denemesi yapıldı. Korkutmaya, sindirmeye ve utandırmaya, yüz kızartmaya yönelik.

Güne; söz konusu yazıya eski dostun yazdığı bir yorumla başladım. Yine benzer şeyler, haberi ve parmağı olan, bundan artık benim de haberdar olduğum konularda iyi davranmaya çalışır gibi yapıp sinirlendirme çabaları…

Dışarı çıktığımda da sokakta herkesin bana güldüğü, zihnime o şeyleri yapanların ve dinleyenlerin kanlı canlı etrafımda olup bana güldüklerine dair bir psikolojik taciz. Ama bugün ama öncesinde defalarca oldu belki de. Yanımdan geçmiş bile olabilir. Ama bu beni bir yere götürmez. Maksatları zihnime dikkat dağıtıcı tohumlar ekip beni yavaşlatmak, çözmeye müsait bir duruma getirmek.

Yaklaşık bir haftadır muzdarip olduğum bir durumu yazayım: Abimin arkadaşı ve çok sevdiğim değerli abim G. ile yeni bir işe başladım. Ortağımın da telegram etkisinde olduğunu fark etmek benim için zor olmadı. Sürekli olarak kader ajanlığı yapmaya çalışıp, onun konuşmalarında yer alan benzerliklerle, aynı mesaj zamanlaması taktikleriyle işleri kontrol altına almaya çalışıyorlar. Sonra da bugün yine “yapılanları unut, hepsi kaybolacak” şeklinde mesajlar gelmeye başladı. Biraz kıçları da tutuştuğu için son günlerde agresifleşti baya kuduz köpekler.

Ayrıca sık sık “Sadece falan şeyi yapabiliyoruz. Falan şekilde düşündüğün zaman görmemiz mümkün değil, falan kişi bizden ya da bizimle alakası yok” gibi dalga geçmeye ve dikkat dağıtmaya yönelik beni bir çıkmaza sokmaya çalışıyorlar.

Hele ki gece vakti yaptıkları ne durumda olduklarını iyice ıspatlar nitelikteydi. Ev sessizken ve dinlediğim İrlanda şarkılarıyla kendimi kaybetmişken onun resmini “…….. et, unut gitsin” cümlesiyle beraber kafama yollayarak yatmadan bir çıldırtma denemesi yaptılar. (Aslında bu çıldırtma denemeleri her gün oluyor yatmadan önce) Hiç sinirlenmedim. Çünkü bunlar onların sinirlendiğine dair belirtiler.

Şunu da yeni fark ettim. Doktor uzunca bir süredir onun ağzından konuşmaya çalışıyor. Bunu gerçekten uzunca bir süre yaptı. Bunun sebebi de geçtiğimiz aylarda günlüklerimden birine “Artık geceleri düşündüğüm şey sizsiniz.” yazmammış. Gerizekalı, başka bir şey değil… Tabii onu yapmasında kişinin kendini en güvende hissettiği şeyle en nefret ettiğini birleştirerek duygularını kontrol altına alma çabası da var…

Ama benim amacım belli. Gelecekte başvuracağım her yöntem bu amaçlar uğrunadır. Hiçbir zaman büyük hayaller kurmadım:

  1. Zihnimi ve mahremimi kurtaracağım. Kimin harcanağı, ne bedel ödeneceği hiç fark etmez. 
  2. Onunla beraber başlayan deney hayatımı ortaya çıkaracak ve mağdur olan herkesi kurtarıp hesabı soracağım.
  3. Sonra da her zaman yaşadığım ormanlara çekilip her zamanki hayatıma devam edeceğim.

Diğer günlük yazılarına buraya tıklayarak tam liste halinde ulaşabilirsiniz.

 

ELEKTROMANYETİK ZİHİN KONTROLÜ NEDEN VE KİMLERE UYGULANIR? AMACI NEDİR?

TELEGRAM ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK EDEBİLİRİZ? BELİRTİLERİ NELERDİR?


BİRİNCİ YAZI: ESKİ DOST, SİBER TACİZLER VE ZİHİN KONTROLÜNÜN AYAK SESLERİ

İKİNCİ YAZI: ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK ETTİM? TÜM İNSANLARA UYGULANDIĞINI NASIL GÖZLEMLEDİM?

About Feyyaz Yükselci 122 Articles
Elektronik Haberleşme Teknolojisi öğrencisiyim. 1993 doğumluyum. Maruz kaldığım telegram zihin kontrol işkencesini not aldığım günlükleri, araştırmaları Düşünce Polisi'nde yayınlıyorum ve diğer tüm zihin kontrol mağdurlarının çalışmalarını da paylaşıyorum. Sitedeki yazılardan telegram zihin kontrolünü ilk defa duyan birisi olarak rahatlıkla bilgi edinebilir, tüm gelişmeleri birincil kaynaktan takip edebilirsiniz. Telegram zihin kontrolü bir komplo teorisi değildir. Son derece yakınımızda olan bir insanlık suçudur. Elbet bir gün kanıtlanacaktır ve suçlular işlediklerinin hesabını verecektir. Ayrıca; bir çevreci ve doğasever olarak çeşitli yazılar kaleme aldığım www.yer-su.com sitesinde de elektromanyetik kirlilik ve diğer tüm çevre sorunları üzerine yazıyorum.

2 Comments

  1. telegram zihinde yaşanan öznel bir deneyim olarak karşımıza çıkarılıyor. bu yüzden insanlara elle tutulur, gözle görülür, ölçülebilir bir kanıt sunamayan telegram mağdurunun birtakım anlayışsızlıkların, önyargıların hedefi haline gelmesi kaçınılmaz oluyor.
    telegram mağduru güvenilir bir hastanede ayak parmaklarından başına kadar detaylı bir mr taramasından geçirilebilir. bu taramayı yapan doktorlar da ne arayacaklarını bilmeliler.(chip, implant, herhangi bir yabanci cisim vs.) bu mr taraması işi maddi imkan ve başkalarının yardımını gerektirir.
    dediğim gibi telegram mağduru mahkemeye, topluma, çevresine, kendisini yargılayanlara sunabileceği bir kanıt elde etmek zorunda. örneğin gangstalking de bu tacize eşlik ediyorsa gangstalker’lardan birini yakalamak, bunu polise bildirmek, bu kişinin konuşturulması çeteyi açığa çıkarma ve çökertme konusunda yardımcı olabilir. ancak mesela gangstalker direnirse yaralama, hatta öldürme, hürriyeti kısıtlama gibi suçlarla yüzleşmeniz tehlikesi de var. yine de belli riskleri göze alıp ilk aşamada yaşanan tacizin zihindeki soyut imajı yerine dış dünyadaki fiziksel varlığına odaklanılmalı.
    umutları kırmak istememekle beraber zihin kontrolü devlet kontrolünde yapılıyor demek zorundayım. “devletin en tepesi” telegram’ın emrini bizzat veriyorsa kimi kime şikayet edeceksin? aihm’ye mi gideceksin? onlara güvenebilecek misin?
    bloomberg, bilhassa ntv, fox tv, cnnturk kanallarına dikkat diyerek şimdilik bu kadarını yazmış olayım.

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*