17/01/2017 saat 01:21 – Zihin kontrolcülerin bilinçaltımda kendilerinin ortaya çıkarttığı sembollerden dolayı beynimin hastalıklı olduğunu iddia etmeleri

Anladığım kadarıyla zihin kontrolcüler; bilinçaltımın ortaya çıkardığı sembolleri bire bir gerçek anlamda değerlendiriyor. Bilinçaltım benim kişiliğim doğrultusunda resimler, garip sahneler eşliğinde konuştukça benim daha çok delik deşik edilmem gereken birisi olduğumu iddia ediyorlar. Hayatında yeterince adaletsizlik görmüş birisi olarak güce, umursamaz ve acımasız bir patronluğa, mutlakiyete olan düşmanlığımdan esinlenilen cevapları bilinçaltım kısıtlı imkanlarla veriyor. Zihin kontrolcüler ise bu resimlerden hareketle düşüncelerimin tehlike arz edebileceğini, hatta terör yapmak istediğimi iddia ediyorlar. Hatta uyanık halimdeyken bir şeyler sakladığımı düşünüp rüyalarda doğru cevap vereceğimi düşünerek uyku düzenimin içine ediyorlar. Enerjim çalınıyor ve mahremime dair daha çok bilgi alınıyor. Bir şeyler saklamayı başardıysam da valla bravo bana… (Edit: Bu günlükten sonra geçen 3 yıllık zamanda fark ettim ki saklanabilecek hiçbir şey yok. Kendinizin sandığınız düşünceleri de onlar gönderiyor, aynı şekilde tüm düşünceleriniz ve biyolojik mekanizmanız görülebiliyor, kontrol edilebiliyor.)

Her insanda olduğu gibi zaman zaman tavan yapan libidoya bulaşmaktan tutun da, geçmişin değeri ayrı kalmakla birlikte başka insanları hayatıma sokabiliyor olmamı kanıt göstererek (Freud’un deyimiyle unutmanın fiziksel olarak imkansız olması fakat hayata devam etme kabiliyetimizin olması) ; zihnimdeki ve hafızamdaki O’nun yok edilmesi gereken bir hastalık, bir saplantı olduğunu iddia ediyorlar. Ruh hallerinin vahametini ve kendi b.klarında boğulmasına sebep olacak yalnızlıklarını düşünebiliyor musunuz? Hele ki karşınızda bir şeklini, şemalini, suretini bulamadığınız insanın kafanızın içinde böyle saçma sapan konuşmasının bende yarattığı siniri düşünün. İşte zihin kontrolü böyle bir şey dostlar: Cevap vermeye kalktığınızda sonucu başından belli olan bir şeyi söylemek zorunda kalırsınız. Cevap vermediğiniz zamansa beyniniz yollanan yabancı sesler sebebiyle bir garip kimyaya bürünür. Maksat beyninizde istenilen kişi, olay veya herhangi bir şeyle ilgili olan bölgeleri uyarmak. En sonunda da sizde istenen çıldırmayı yaratmak…

Benim bildiğim kadarıyla bilinçaltı; insanların bastırılmış duygularının, ilkel şekliyle arzularının, komplekslerinin, travmalarının bulunduğu kısımdır. Bilinç kadar etkili ve spesifik ifade kabiliyetine de sahip değildir. Aynı deneyler yapılırsa herkesin hayallerine bağlı olarak padişah, savaşçı, oyuncu, güzel, acımasız, katil, hoca, hatta fahişe gibi çok farklı figürler ortaya çıkabilir. Benim merak ettiğim; bu kafa yapısı ve zihniyet ile siz nasıl bir ruh halinde oluyorsunuz? Bilime gönül vermeyi yanlış anlamış ve sivil insanlar, hatta toplum üzerinde deney yapmaktan gocunmayan siz, bizlere kendi beynindeki kim bilir ne rezalet sembollerin incelenmesi için müsaade edecek misiniz?


Zihin kontrolcülerin cinsel tacizleri de bitmiyor. Yazdıklarıma ve aslında ne mal olduğunu böyle apaçık görmeye sinirlenmiş olsa gerek; birkaç haftada bir gerçekleşen saldırılardan birini yedim. Aşk takıntısından bahsetmiyorum bile. Büyük ihtimalle işi gücü bırakıp çileden çıkacağımı ve geceyi sinirli geçireceğimi düşünerek bunları kurdu. Ama umrumda değil… Ben, sizin hesap vereceğiniz güne güdümlendim. Şu anda yaptığım işi yarım bırakmaya sebep olmaktan başka bir şey başardığın yok…

Diğer günlük yazılarına buraya tıklayarak tam liste halinde ulaşabilirsiniz.

BİRİNCİ YAZI: ESKİ DOST, SİBER TACİZLER VE ZİHİN KONTROLÜNÜN AYAK SESLERİ

İKİNCİ YAZI: ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK ETTİM? TÜM İNSANLARA UYGULANDIĞINI NASIL GÖZLEMLEDİM?

About Feyyaz Yükselci 106 Articles
Elektronik Haberleşme Teknolojisi öğrencisiyim. 1993 doğumluyum. Maruz kaldığım telegram zihin kontrol işkencesini not aldığım günlükleri, araştırmaları Düşünce Polisi'nde yayınlıyorum ve diğer tüm zihin kontrol mağdurlarının çalışmalarını da paylaşıyorum. Sitedeki yazılardan telegram zihin kontrolünü ilk defa duyan birisi olarak rahatlıkla bilgi edinebilir, tüm gelişmeleri birincil kaynaktan takip edebilirsiniz. Telegram zihin kontrolü bir komplo teorisi değildir. Son derece yakınımızda olan bir insanlık suçudur. Elbet bir gün kanıtlanacaktır ve suçlular işlediklerinin hesabını verecektir.

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*