11-13 Ocak 2017 cıvarı, adalet üzerine işkenceler devam ediyor

Zihin kontrolcüler her nedense sosyal adalet ve fakirlik konusundaki görüşlerime saldırmaya devam ediyorlar. “Köle“, “Çalışsaydın. Zengin olmak suç mu?” gibi sözleri beynimin içinde yankılandırarak zaafım olduğunu düşündüğü bir başka yönden bana işkence yapmaya, beni yine birkaç gün süren o mahmur, o cinli gibi hallerime sokmaya çalışıyorlar. Akılları sıra “Zengin olmak suç mu?” derken beynime yaptığı işkenceleri de fark ettirecek ve bunu tüm zenginlere bağlamamı sağlayacaklar bu arada. Bir yerlerden mantıklı düşünme kabiliyetimi kaybedeceğim ki ya kontrol dışı bir şeyler yapacağım ya da zihnimi yeniden şekillendirmesi için ona fırsat vermiş olacağım.

Ha bir de; bu hassasiyetimi kullanarak beni bazı yanlış yollara sürükleyip sürükleyemeyeceklerini, en sonunda da kendilerini haklı çıkaracak bir sebep olup olmayacağını yoklamak istiyor olabilirler. Daha önceki yazılarımdan birinde söylemiştim: Telegram; toplumsal huzura ve devlet güvenliğine saygı duyan insanları dahi olmayacak noktalara getirmeye çalışır. Söz konusu düşünceler aklının ucundan bile geçmeyen insanları kendi batağına çeker ve sonra bunu bahane ederek kendisini insanların ve devletin gözünde gerekliymiş gibi gösterir. Olay basit: X kişisine zaten tüm düşüncelerini ve hafızasını görebildiğin için zaafları üzerinden saldırmaya çalışırsın. Mesela fakirlik ve adalet olsun. Bu çocuk da biraz deli doluysa gider terör niteliğindeki yollara sapar. Artık hangi örgütten, hangi yasa dışı eylemlerden yakasını paçasını toplarsınız bilmem. Ama elde edecekleri sonuç belli: Biz bu adamı boşuna dinlemedik. Boşuna zihnini kontrol etmeye çalışmadık. Sayemizde engellediniz…

Olmayan suçluları, olmayan eylemleri var edip kendinizi bir b.k sanmak sizin işiniz… Bu aslında Salih Mirzabeyoğlu’nun söyledikleriyle de örtüşüyor. Aynı zihin kontrolcüler misiniz değil misiniz bilmiyorum ama, onu aslında düşünmediği şeyleri yazmaya zorlayıp yeni Kemalizm ideolojisini yaratmaya zorlamak istemişsiniz ya… Aynı mantık.. Toplumun her kesimine, her siyasi fikre, her ideolojiye yapıyorsunuz bunu. Amacınız insanlarla oyuncak gibi oynamak, her zaman perde arkasındaki olmak ve yöneten olmak…

Siz dünyada gereksiz, çevresine zararlı ışınlar saçan yabancı bir cisim gibisiniz. Elbet bir gün o radyoaktifliğiniz bitecek ve tüm çıplaklığınızla görüleceksiniz. 

Ama neyse ki hiçbirimiz sizin gibi yaşınıza rağmen 10 yaşında, ilgi görmemiş çocuk gibi davranacak durumda değiliz. Sizin ortaya attığınız saçma sapan laflar beynimizde sadece geçici bir tümördür. Cipslerinizle, kolalarınızla o makinelerin ardından yaptığınız numaralarla farklılıklarına aldırmadan birbirini seven, toplum huzuruna ve herkes için adalete duyarlı olmak için gerekli terbiyeyi almış olan insanların arasını açamazsınız. Ben şimdiye kadar birisinden “Ben o fakiri sevmiyorum.” ya da “Ben onu sevmiyorum çünkü zengin.” cümlesi duymadım. Siz bu ayrılıkları yaratarak kendi konumunuzu kurtarmaya çalışıyorsunuz galiba… Hayatın şans faktörünü ve herkesin farklı meziyetlerle, avantajlarla doğması gerçeğini kabullenemeyip insanlara bu zulümleri yapan, kendini iyice izole edip yapayalnız kalan sizsiniz. Yarın bir gün sizi ya da sizin pis tohumlarınızı bugün orada çalışmanızı sağlayan hiç kimse kurtaramayacak…

BİRİNCİ YAZI: ESKİ DOST, SİBER TACİZLER VE ZİHİN KONTROLÜNÜN AYAK SESLERİ

İKİNCİ YAZI: ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK ETTİM? TÜM İNSANLARA UYGULANDIĞINI NASIL GÖZLEMLEDİM?

About Feyyaz Yükselci 106 Articles
Elektronik Haberleşme Teknolojisi öğrencisiyim. 1993 doğumluyum. Maruz kaldığım telegram zihin kontrol işkencesini not aldığım günlükleri, araştırmaları Düşünce Polisi'nde yayınlıyorum ve diğer tüm zihin kontrol mağdurlarının çalışmalarını da paylaşıyorum. Sitedeki yazılardan telegram zihin kontrolünü ilk defa duyan birisi olarak rahatlıkla bilgi edinebilir, tüm gelişmeleri birincil kaynaktan takip edebilirsiniz. Telegram zihin kontrolü bir komplo teorisi değildir. Son derece yakınımızda olan bir insanlık suçudur. Elbet bir gün kanıtlanacaktır ve suçlular işlediklerinin hesabını verecektir.

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*