Zihin okuma ve telepati teknolojisi yakın gelecekte kamuya açılacak!…

Yapılan araştırmalara göre orta ölçekli bir gelecekte; insanlık zihin okuyabilecek, kilometrelerce uzaktaki diğer insanlarla telepatik yollarla konuşabilecek, hatta makinelerle bile iletişim kurabilecek.

Eğer sıkı bir X-Men fanı ya da en azından bir kez izleyen bir sinema severseniz, Jean Grey ve Profesör X’in telepatik güçleri muhtemelen dikkatinizi çekmiştir. Hatta iddiaya varım aramızdan bazıları ‘keşke benim de benzer güçlerim olsa, bizde niye yok’ demiştir. O zaman sıkı durun!

Washington Üniversitesi’den beyin cerrahı Dr. Eric Leuthardt’a göre orta ölçekli bir gelecekte insanların benzer yeteneklere teknoloji yardımıyla ulaşabileceğinden emin. Bu sözleri onun ağzından duymak çok önemli. Kendisinin yegane görevi insan beyninin gizemlerini çözmek, dezavantajlarını avantaja çevirmek üzerine kurulu.

Dr. Eric Laurdhardt

MIT Technology Review ile yapılan derinlemesine bir röportajda, beyinlerimize takılan prinç tanesi boyutunda cihazlarla global bir zihinler arası iletişim ağı oluşturulup, insandan makineye herkesin kilometrelerce uzakta olsalar dahi zihin gücüyle konuşabileceğini belirtti (X-Men, Cerebro). Hatta zihin okumanın gündelik hayatın bir parçası olabileceğini vurguladı. Tabii bu teknoloji; toplum normlarını, insanlar arası iletişimi nasıl etkiler bilinmese de belki de hep ütopik (bazılarına göre distopik) gözle anlatılan uzay çağı insanlarının kültürel olarak ilk adımını da oluşturabilir.

 Bu çalışmanın başarılı olmasına dair her şey beynin temel çalışmalarına ve bilgiyi işlemek için kullandığı kodlara dair daha fazla araştırmaya bağlı. Facebook’un Mark Zuckerberg’i  ve SpaceX’in Elon Musk’ı gibi başkaları da bu tür bir teknolojiye  ilgi duydukları ve destekledikleri düşünülürse, finansal açıdan da bu araştırma için bir sorun görünmüyor. Cep telefonu teknolojisinin son 20 yıldaki gelişim hızı göze aldındığında beynimize uyarlanacak prinç tanesi boyutundaki bilgisayarlar aslında hiç de uzak görünmüyor.

Fakat yazımın başında da belirttiğim üzere bu tür bir değişim sosyal ilişkileri ve günümüz ahlak normlarını tamamen değiştirecek. İnsan denilen canlıyı bambaşka bir boyuta taşıyacaktır, velhasıl bu üstüne saatlerce tartışılması gereken bir araştırma konusu.

Kaynak: Webtekno

ELEKTROMANYETİK ZİHİN KONTROLÜ NEDEN VE KİMLERE UYGULANIR? AMACI NEDİR?

TELEGRAM ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK EDEBİLİRİZ? BELİRTİLERİ NELERDİR?

ŞÜPHELİ SÖYLEMLERİ BULUNAN T. HAKKINDA: ZİHİN KONTROLÜ İNCİRLİK ÜSSÜNDEN Mİ UYGULANIYOR?

BİRİNCİ YAZI: ESKİ DOST, SİBER TACİZLER VE ZİHİN KONTROLÜNÜN AYAK SESLERİ

İKİNCİ YAZI: ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK ETTİM? TÜM İNSANLARA UYGULANDIĞINI NASIL GÖZLEMLEDİM?

Konuyla ilgili diğer yazılar

6 Replies to “Zihin okuma ve telepati teknolojisi yakın gelecekte kamuya açılacak!…”

  1. zihin kontrolü hakkındaki görüş ve gözlemlerinize saygı duymakla birlikte sizinle ayrıldığımız noktalar var. dünyadaki her bireye zihin kontrolü uygulandığını ama sadece bazı kişilerin bunu fark ettiğini ileri sürüyorsunuz. bu noktada ayrı düşünüyoruz, ama eğer haklıysanız durumumuz çok kötü demektir. çünkü matrix filmindeki ajanların istedikleri bedene girebildikleri gibi, derdimizi anlatmak için başvuracağımız herkes ilk anda olmasa bile bir süre sonra zihin kontrolcüleri tarafından değştirilecek ve zihin kontrolcülerinin ağzıyla konuşmaya başlayacaktır. biz de maruz bırakıldığımız aşağılık tacize karşı hiç bir şey yapamadan ölene kadar bu işkenceyi çekmek zorunda kalacağız.
    ben zihin kontrolcülerinin medyadan, siyasetten tanıdığımız belli kişiler olduklarına, bu kişilere karşı mücadele etmemiz halinde başarıya ereceğimize inanıyorum.
    zihin kontrolüyle ilgili hukuki süreç başlatmamız halinde mahkemeye iddialarımızın doğruluğunu destekleyecek somut kanıt sunma sorunuyla yüzleşeceğiz. savcıların, hakimlerin harekete geçebilmeleri için onlara rahatsız edici zihinsel deneyimlerimiz dışında bir şeyler verebilmeliyiz. bu nedenle kendi taktıkları adla “gangstalking” , siber tacizler, medyaya canlı yayın, medyadaki kimlikleri belli çete üyeleri, bitişik daire fareleri bu aşamada bize lazım olan somut deliller olacak.
    siber tacizler nedeniyle savcılığa yaptığınız başvurudan sonuç alamadığınızı konuyla ilgili videonuzu izleyerek haberdar olmuştum. evet, işimiz zor olacak. yine de başaracağız.

    1. Evet gözlemlerim bunu gösteriyor. Yani gerçekten vahim durumdayız. Bütün ülkelerin devlet başkanları, iş adamları, sanatçılar herkes zihin kontrol manipülasyonu altında, ön görülebilen ve programlanabilen bir matris içerisinde. Zaten her şeyden önce şunu düşünün. Bağlantısız bir şekilde bir insanın zihnine ulaşılabiliyorsa, bu insanlarınkine neden ulaşılmasın? İstihbarat servislerinin zihin kontrolüne karşı özel bir savunması yoksa hele ki; dışarıda bir basın açıklaması yapan devlet adamlarının, yönetim kurulu toplantısı yapan CEO’ların, canlı yayında konuşan siyasilerin zihninin halini bir düşünün…

      Zaten mağdurları rahatsız etmek için kiralandığını, zihin kontrolcülerle iş birliği yaptığını düşündüğümüz çoğu kişi bunu zihin kontrol manipülasyonu sebebiyle gösterdiği hareketlerle, söylediği sözlerle farkında olmadan yapmaktadır. Yani şüphe beslediğimiz neredeyse her insan programlı birer zihin kontrol mağdurudur.

      Sizin düşünceleriniz ve konuşmalarınızla bazı açık oturumlara çıkan bazı insanların zamanlaması, repliklerinin uyuşması bundan kaynaklanıyor. Zihin kontrolcüler sizi manipüle ediyorlar.

  2. bengütürk tv’de zihin kontrolünde kullanıldığı iddia edilen, düşük frekanslı sesle, hedefteki kişiye sözlü telkin gönderen cihaz hakkında bir program yayınlanmış. vikipedi bengütürk’ün mhp’nin kanalı olduğuna dair bilgimi doğruluyor. bahçeli’nin türkiye siyasi tarihinin en kıvrak dönüşünü yaparak akp saflarına katılmasıyla birlikte kanalın yayın politikasında da değişiklikler meydana gelmiş olabilir. kanalda ufolar, cinler, periler gibi konuları işleyen programlara rastlamak mümkün. bengütürk tv’de yer alan bu gibi programlardan birinin sunucuları düşük frekanslı sesle zihin kontrolü yaptığını iddia ettikleri bir cihazı stüdyoya getirmişler ve cihazdan kur’an ayetleri yayınlamışlar. bunu seyirciye de gösteriyorlardı. hatta evlerdeki bazı elektronik cihazların içinde bu düşük frekanslı ses aygıtının var olduğundan bile bahsetmişler.
    bir kişiye birden fazla teknikle zihin kontrolü yapılıyor olabilir. eğer hedef haline getirilen bir kişi taciz edilmek isteniyorsa bu taciz etme amacına uygun biçimde kişi birden fazla ,ayrı ayrı zihin kontrolü işkence aletinin hedefi haline getirilebilir. işkencecinin şımarıklığına, piskopatlığına kalmış bir durum. bengütürk programcılarının bu programı yapma niyetlerini bilemem. ama bizim vakamızda maruz kalınan zihin kontrolü tekniği düşük frekanslı sesle verilen telkin değil. çünkü yaşanan taciz deneyimleri, işkence tecrübeleri bunun böyle olmadığını ortaya koyuyor. belirtmek istedim.

  3. “neden sen?” zihin kontrolü kurbanlarının ilk karşılaştığı sorular arasında. siz bu soruyu, dünydaki herkes zihin kontrolü kurbanı ama ben bunun farkına varanlardanım, diye yanıtlıyorsunuz. ben yine de size şunları sorayım: daha önce israil veya abd aleyhinde bir gösteriye toplantıya ya da benzer bir organizasyon katıldınız mı, israil ya da abd aleyhinde herhangi bir yazı, makale, yorum yazdınız mı, abd veya israil’e ait elçilik vb. herhangi bir binada herhangi bir nedenle bulundunuz mu? her ihtimali değerlendirmeliyiz. zira veriler yalan söylemez.

    1. Hayır katılmadım, siyasi bir kimliğim olmadı. Herkese uygulanıyor, diğerleri gibi bunun farkına varanlardanım evet ama buun sebebi kişilik ve beyin yapısı olarak o elektromanyetik dalgalara çoğunluktan daha farklı tepki vermemiz. Sağ beyni, yaratıcılığı ön plana çıkan insanlar beyinlerindeki bu enteresan manipülasyonu, çevrelerindeki benzerliği daha rahat fark ediyorlar

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *