Zihin kontrolünde ıslıkçılar-Islıkçı ne demektir?Gang Stalker nedir?

Cem Özberk’in diğer yazıları için aşağıdaki linklere tıklayabilirsiniz:

Önsöz: Bu bölümde, yapacağım tanımlar ile birlikte, genel anlamda diğer mağdurlara tavsiyeler de bulunmaktadır. Ancak bu tavsiyeler, her mağdur için etkili olması kesin tavsiyeler değil, stratejik olarak uygulanabilecek pratik bilgilerdir. Her mağdur kendi yaşam tarzı ve çevresi için kendine özel yöntemler üretebilir. Yani ortada sihirli bir formül yok. Belirli prensipler öğrenilerek deneme yanılma ile yol alınabilir. Zaten bu yazılanlar kesin etkili olsaydı, ben de hala mağdur olarak aranızda dolaşmazdım! İyi okumalar.

Tanım: Islıkçılar; hedeflenmiş bireylerin çevresinde yaratılan “sokak tiyatrosunda” rol alan figüran ajanlara verilen isimdir. İngilizcede “gang-stalker” yani tacizci çetesi olarak adlandırılırlar. Geçmişte 60 kişilik bir ıslıkçı çetesi, mağdurun 24 saatlik hayatını kontrol edebiliyorken, günümüzde teknoloji ve kimyasal alanlardaki gelişmelerle bu sayı 12 kişiye kadar düşmüştür.

Görevleri: Islıkçılar, dolaylı veya direkt olarak etrafınızda bir oyun sahnelerler ve sentetik telepati ve dolaylı imalarla sizi bir eğitim oyununun içine çekmeye çalışırlar. Ayrıca mağdur ile sentetik telepati iletişimi olanların mesajlarını ses ve görüntü olarak teyit ederler. Bazen t-shirt’ünde “obey (itaat et), attitude (davranış), unite (birleş), true (doğru), untrue (yanlış)” gibi mesajlar verirler. Ya da yan masanızda oturanlar hakkınızda (!) “başına gelenler hep kendi suçu, öğrenme güçlüğü çekiyor, aptal mıdır ne?” gibi yorumlarda bulunurlar. Tesadüfi olarak (!) sürekli “askerden kaçan, eğitime direnen, şizofren, paranoyak, topluma uyum sağlayamayan” arkadaşları (!) hakkında konuşurlar. Sürekli ıslık çalarlar, vesaire…

Farkındalık: Islıkçıların oynadığı oyunlar, mağdurda travma yaratma amacındadır. Mağdura, bütün toplumun kendileri gibi olduğu, tercih edilmeyen davranışların normal olduğu, bu oyunun dışına çıkmanın imkansız olduğu, bu konuda yapılabilecek hiçbir şeyin olmadığı… gibi telkinlerde bulunurlar. Beden dili, mimikler, imalı tonlamalar, histerik kahkahalar ve aşağılamalar gibi. Mağdur bu oyuna müdahele edemez ve bu rahatsızlık mağduru antisosyal olmaya ve yanlızlaşmaya iter.

Islıkçılar ile ilgili tavsiyelerimize geçmeden önce, hangi yöntemden zarar görürseniz görün, en güçlü silahınızın “farkındalık” olduğunu hatırlamanız gerekir. Tacize dayalı olan bu tiyatro doğal değildir. Kurgulanmıştır. Al Jazzera kanalının haberine göre CIA, James Mitchell ve John Jessen isimli psikologları 2009 yılına kadar şüphelilere psikolojik işkence tasarımı amacıyla 81 milyon dolar karşılığı görevlendirmiştir. Yani ıslıkçılar senaristlerine 81 milyon dolar ödenen bir oyuna başrolde girmeniz için sizi asimile eden figüranlardır.

http://america.aljazeera.com/articles/2015/10/13/aclu-sues-cia-on-behalf-of-torture-victims.html

 

Tavsiyeler:

Mizah:

“The only thing they don’t know how to handle is non-violence and humor.” (John Lennon)

Başa çıkamadıkları tek şey, şiddetsizlik ve mizahtır.

Islıkçılarla direkt iletişimlerinizde mizahi bir üslup kullanmaya çalışın. Bir şaka, atasözü veya fıkra direncinizi en etkili ifade yoludur:

Zorla güzellik olmaz değil mi?

Ne ekersen onu biçersin

Temeli idam etmeden önce son isteğini sormuşlar, ‘son isteğum yoktir, bu da bana ders oldi’ demiş

Bütün hayvanlar orman yangınından kaçarken, serçe gagasında bir damla su ile yangını söndürmeye çalışıyormuş. Hayvanlar, ‘yangın öyle söner mi, sen de kaçıp canını kurtarsana’ demişler. Serçe ise, ‘ben üzerime düşeni yapayım da tarafım belli olsun’ demiş.”


Aynalama: NLP’de aynalama, karşındakinin davranışlarını olduğu gibi yansıtmak anlamına gelir. Bu karşınızdaki ile bir uyum gibi görünür ancak ıslıkçının dışarıdan nasıl göründüğünü ifade eden bir protestoyu ifade edecektir. Eğer çevrenizde sizin hakkınızda yapılan dolaylı yorumlar sizi rahatsız ederse, çantanızdan kapalı bir telefon çıkarıp, hayali arkadaşınıza; kafeteryada oturduğunuzu, çok gürültülü olduğunu söyleyip, hakkınızda dedikodu yaptığını duyduğunuz hayali ortak arkadaşınıza veryansın edebilirsiniz. (Makul aşağılamalar eşliğinde) Islıkçıların dolaylı olarak sizi çekiştirmelerine, onlarla hiç muhattap olmadan mizahi yanıtlar verebilirsiniz.

Islıkçıların t-shirt sloganı eylemlerine cevap olaraksa, ucuz t-shirt alıp şu baskıları yaptırabilirsiniz:

“LIFELONG TARGETED INDIVIDUAL” (Ömürboyu Zihin Kontrol Mağduru)

“WHAT PART OF NO DONT YOU UNDERSTAND?” (HAYIR cevabının neresini anlamıyorsun?”

“WE DONT NEED YOUR THOUGHT CONTROL” (Düşünce Kontrolüne ihtiyacımız yok – Pink Floyd – The Wall)

Ya da sadece bir hedef tahtası baskısı olabilir. “Bulls-eye” anahtar kelimesi ile arama yaparsanız aşağıdaki grafiğe ulaşabilirsiniz.

Maske Düşürme: Yine NLP’de sizi rahatsız eden sistamatik bir davranıştan kurtulmak için, o kişinin davranışını açığa çıkarark ifade edersiniz. Saklambaç oyununda sobelemek gibi. Bir ajanın en korkulu rüyası deşifre olmaktır.

Örnek 1: Islıkçılar öksürme taklidi yaparak, odaklanmanızı bozar, ilgi çekmeye çalışır ve sizi rahatsız ederler. Öksüren birine, “geçmiş olsun, sigaradan mı öksürüyorsunuz, yoksa sinyal mi yapıyorsunuz? Hani 70’li yıllardaki Yeşilçam filmlerinde de böyle öksürme taklidi yaparlardı ya…”

Islık çalana: “Çalma öyle ıslık, kimleri çağırıyorsun? Baksana zaten yeterince sayıda dolaşıyorlar etrafta…”

Örnek 2: Islıkçılar size en çok 2 soruyu sorarlar. 1) Ne iş yapıyorsun? 2) Nasıl para kazanıyorsun? Ben her seferinde işsiz olduğumu söylerdim. Bunu duyunca sonu gelmeyen sorgulama başlardı: Parayı nerden buluyorsun? Bu arabaya nasıl benzin koyuyorsun? Babanın Haymana’da patates tarlası var da paralar oradan mı geliyor? Para bitince ne yapacaksın? Böyle çalışmadan ne kadar idare edebilirsin? Kaç paran kaldı?…

Bu sorular normal değil. Ülkede %15 işsizlik varken, işsizim diyen insanı böyle rencide etmezsiniz. Hemen herkes gelir olmadan yaşamanın mümkün olmadığını bilir. Bu sorular soru değil, “direnirsen, paran bitince rezil olursun” tehdididir. Yani yaraya merhem değil, tuz basma eylemi.

Artık ben de cevabımı değiştirdim:

ABD Savunma istihbaratının deneylerinde gönülsüz kobay olarak çalışıyorum. Para da vermiyorlar, başka işte çalışmama da izin vermiyorlar. Mecburi kölelik tarzı…

Bu cevabı, sorguya/tehdide çevirmeye çalışan ıslıkçı adım adım deşifre olmaya yaklaşır.

İnsanlar sizin zihin kontrol mağduru olduğunuza 2 sebepten inanmazlar. 1) Teknolojiyi ve patentleri takip etmedikleri için. 2) Bilmezden gelip üzerini örtmek istedikleri için. Her iki durumda da bir istihbarat programının mağduru olduğunuzu, kanıtlarıyla ifade ettiğinizde bu durum karşınızdakinin (eğer ıslıkçıysa) maskesini düşürecektir. Değilse, sizin gibi bir mağdurla tanıştınız demektir.

Örnek 3: Islıkçılar, direnen hedeflere, şizofreni, paranoyak gibi teşhisler koyarlar. Genellikle dolaylı olarak. Bir ıslıkçıyla beraber çay içerken, bir arkadaşı (tesadüfen) masamıza geldi ve 2 arkadaş şizofreni olan eski bir tanıdıklarından bahsetmeye ve aşağılamaya başladılar. Hemen lafa kaynak yaptım:

“Af edersiniz bölüyorum ama, benim de şizofreni tanısı konmuş bir tanıdığım var ve bunlardan bazılarının hasta değil de zihin kontrol mağduru oldukları tespit edilmiş durumda. UCDavis Beyin ve Zihin araştırmasına göre istihbaratçıların psikolojik işkence uyguladığı mağdurlarda şizofreni, paranoya gibi bozukluklara yakalanabiliyormuş. Sizin arkadaşınız doğuştan mı hasta yoksa mağdur mu?”

Sonuç: Sokak tiyatrosunda mağduriyet söz konusu olduğunda hızla maske düşürün. Bu davranışınızı 20-25 defa tekrarlarsanız, bir alışkanlığa dönüşecektir. Böylece, kendi çevrenizde, ıslıkçılara karşı güvenli bölge yaratabilirsiniz.

Eğer karşınızdaki bu durumda size hak verir ve kendi deneyimlerinden bahsetme cesaretini gösterirse, kazanan yine siz olursunuz, çünkü sizin gibi bir mağdur ile tanıştınız demektir.

Mağdurlarla iletişim kurun ve küçük gruplar halinde deneyimlerinizi paylaşın. Unutmayın:

BİRLİKTEN KUVVET DOĞAR

ELEKTROMANYETİK ZİHİN KONTROLÜ NEDEN VE KİMLERE UYGULANIR? AMACI NEDİR?

TELEGRAM ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK EDEBİLİRİZ? BELİRTİLERİ NELERDİR?

ŞÜPHELİ SÖYLEMLERİ BULUNAN T. HAKKINDA: ZİHİN KONTROLÜ İNCİRLİK ÜSSÜNDEN Mİ UYGULANIYOR?

BİRİNCİ YAZI: ESKİ DOST, SİBER TACİZLER VE ZİHİN KONTROLÜNÜN AYAK SESLERİ

İKİNCİ YAZI: ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK ETTİM? TÜM İNSANLARA UYGULANDIĞINI NASIL GÖZLEMLEDİM?

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *