Telegram nedir? Zihin kontrolü nedir? Birbirleriyle ilişkisi nedir?

Herkese merhaba sevgili okurlar. Bu yazıda sık sık duyduğumuz telegram, zihin kontrolü, zihin yönlendirme, beyin yıkama gibi sözlerin anlamlarına değinmek istiyorum. Çünkü genelde telegram ve zihin kontrolü, kitle ve algı yönetimi gibi mevzular, ortaya bu söz öbekleri atılarak konuşulur durulur. Ama hangisinin ne anlama geldiğini çoğu kişi bilmez. Bu yüzden hikayemden ve sizleri bilgilendirecek hususlardan söz ederken bir yandan da telegram, zihin kontrolü gibi çalışmaların birbiriyle olan ilişkisini de açıklamak gerekir diye düşünüyorum. Bu kelimeleri yazarken yalnızım, dışarıda yoğun rüzgarlı ve tam benlik bir hava var. Telegrama ve çekilen çileye rağmen keyfim biraz olsun yerine geldi.

İsterseniz ilk önce telegramdan başlayalım. Siber istihbarat ve saha takipçileri şöyle dursun; ana fikrimiz telegram olduğu için öncesinde bu konuyu ayrıntılı olarak açıkladım. “Telegram zihin kontrolü nedir?” ve “Telegram işkencesinin amacı nedir?” gibi yazılarda detaylı bilgileri bulabilirsiniz. Burada tek cümleyle açıklayacak olursak telegram; elektromanyetik yöntemlerle nöroloji, genetik, bilgisayar, yazılım gibi uzmanlıkların birleşimi yardımıyla hedef kişinin beynini okumaya yarayan, hedef kişinin zihnini yönlendirmekten kişiliğini parçalamaya, işkence etmeye kadar geniş seçenek imkanı sunan bir zihin kontrol makinesidir. İsminin hikayesini de geçen yazılarda aktarmıştım.

O zaman yeni başlığa geçelim: Zihin kontrolü ne demektir? Telegram bir zihin kontrol makinesidir evet. Ama zihin kontrolü çok daha geniş kapsamlı bir konudur. Şöyle ki; zihin kontrolü, hedefin zihnini ona fark ettirmeden yönlendirme, o özgürce yaşayıp herhangi bir esaret altında olmasa da fikirlerini telkinler, çevresel etkenler yardımıyla değiştirmeye dayanan yöntemlerin tümüne denir. İster bir kişiye ister kitlelere uygulansın, zihin kontrolünde algı yönetiminden yoğun bir şekilde faydalanılır. Telegram olsa bile. Dolayısıyla zihin kontrolünün tarihi çok daha eskilere dayanmaktadır. Mesela Hitler’in en önemli kurmaylarından olan Goebbels’in yürüttüğü sistematik propaganda, zihin kontrol tarihinde en çarpıcı örneklerden biridir. Propagandanın hedefinde olan kimse işkenceye uğramaz, ama planlı ve sistematik bir algı yönetimi sayesinde ne olduğunu bile anlamadan milyonlarca kişi kendini Nazi taraftarı olarak buluverir. Yani zihin kontrolü, tabiri caizse sinsi bir yöntemdir. Fark etmek zordur. Fark eden kişinin de tüm o sistematik propaganda mekanizması karşısında kitleleri uyandırması imkansıza yakındır. Tabii o çağlarda… 2017 yılına geldiğimizde öyle bir yağma yok..

Arada sırada geçen beyin yıkama sözü ise bambaşka bir şeyi tarif eder. Beyin yıkama; esaret altında bulunan birinin fiziksel ve psikolojik işkencelerle zihninin değiştirilmeye çalışılması demektir. Yani hedefin kişiliği zorla değiştirilmeye çalışılır. Kurtuluş umudu olmadığına inanan mahkumun kendisine dayatılan fikirleri kabul ederse kurtulacağına inanması sağlanır. Böylece mahkum bir mankurta dönüştürülür. Kitlelere uygulanan sistematik soykırım, sağ kalanların asimile edilmesi ve kültürlerinin unutturulması gibi durumlar da beyin yıkmaya örnek gösterilebilir. O konuda fazla yorum yapmak istemiyorum araştırmadım.

Şimdi; telegram ve zihin kontrolü genelde aynı cümlede geçer. Ama dikkat ederseniz beyin yıkama da telegramla yakından ilişkilidir. O zaman bütün bu terimlerin birbiriyle ilişkisi nedir, hadi şöyle bir inceleyelim:

Telegram, zihin kontrolü ve beyin yıkama

Gözlemler ve araştırmalar sonucunda net olarak söyleyebildiğimiz bir şey var: Telegram, hem zihin kontrolü hem de beyin yıkama için kullanılabilen çok fonksiyonlu bir işkence aletidir. Şöyle ki; eğer bir hapis mahkumuna, düşünce adamına veya herhangi bir kanaat önderine uygulanıyorsa bu beyin yıkamadır. Çünkü mahkum; telegram işkencesi çektiğinin farkındadır. Telegram ona sürekli hissettirilir. Var olan düşüncelerini ve fikirlerini değiştirerek telegramcıların istediği düşünceleri benimsemesi istenir. Böylece bir fikir insanının zihnini yönlendirirseniz; o fikir insanına saygı duyan insanları da değiştirmek ya da önderlerine olan güvenini yok ederek etrafa saçılmalarını sağlamak kolaylaşacaktır.

Eğer telegram kitlelere kimseye fark ettirmeden uygulanıyorsa o zaman bir zihin kontrolüdür. Tıpkı yıllar öncesinde Goebbels’in yaptığı gibi bir propaganda söz konusudur. Ama bu seferki doğrudan insan beynine etki eden, çok daha tehlikeli bir metottur. İşte kaynaklarda genelde telegram zihin kontrolü denmesinin sebebi budur. Türkiye’de ve dünyada var olan onlarca telegram mağduru bir yana, milyonlarca kişi bu proje için kobay olarak kullanılmakta ve her gün zihinleri yönlendirilmektedir. Ne için yönlendiriliyor? Tabii ki telegramın sahiplerinin (ya da onu kiralayanların diyelim) istediği doğrultuda halkın tercihlerini değiştirmek, inançlarını yapılandırmak için. Ayrıca telegram; zihin kontrolünün bugün bilinen en üst noktasıdır. Bugüne kadarki zihin kontrol yöntemlerinde hep sistematik ve ustaca bir hatiplik, propaganda mutlaka gerekmiştir fakat telegram buna olan ihtiyacı azaltmaktadır.

Benim dışarıda sıradan, fikir adamı olmayan birisi olarak çektiğimi ise tam olarak tanımlayamıyorum. Telegramın farkındayım ve taciz ediliyorum. Ama fikirleri değiştirilmek istenen güçlü birisi de değilim. İşkence çeken, kobay olduğunun farkında olan bir kobay diyelim…:)

Kavramları açıkladıktan sonra şunu büyük harflerle belirtmek istiyorum ki yersiz endişeler kafanızda tomurcuklanmasın: TÜM GÜCÜNE RAĞMEN TELEGRAMIN KİTLELER ÜZERİNDE UYGULANABİLMESİ İÇİN ÇEVREDE BİR ALGI YÖNETİMİNE VE BİLİNEN PROPAGANDA USÜLLERİNE DE İHTİYAÇ VARDIR. YANİ OLAYLARIN FARKINDA OLURSANIZ HİÇBİR ŞEYDEN ZARAR GÖRMEZSİNİZ. TELEGRAM ÖYLE BİR DÜĞMEYLE İNSANI ASSASINS CREED OYUNUNDAKİ GİBİ KONTROL EDİLEBİLEN KARAKTERE ÇEVİREN SİHİRLİ BİR DEĞNEK DEĞİLDİR. BUNUN FARKINDA OLUP İRADENİZİN HALA ELİNİZDE OLDUĞUNU BİLMEK ŞART. AMA BU TARZ ARAŞTIRMALARA MÜSAADE EDİLMESİ HALİNDE İLERİDE DURUMUN DAHA DA VAHİMLEŞECEĞİNİ GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURMAK DA ŞART. 

Anlatmak istediğimi yeterince anlatabildiğimi düşünüyorum.

ELEKTROMANYETİK ZİHİN KONTROLÜ NEDEN VE KİMLERE UYGULANIR? AMACI NEDİR?

TELEGRAM ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK EDEBİLİRİZ? BELİRTİLERİ NELERDİR?

ŞÜPHELİ SÖYLEMLERİ BULUNAN T. HAKKINDA: ZİHİN KONTROLÜ İNCİRLİK ÜSSÜNDEN Mİ UYGULANIYOR?

BİRİNCİ YAZI: ESKİ DOST, SİBER TACİZLER VE ZİHİN KONTROLÜNÜN AYAK SESLERİ

İKİNCİ YAZI: ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK ETTİM? TÜM İNSANLARA UYGULANDIĞINI NASIL GÖZLEMLEDİM?

Konuyla ilgili diğer yazılar

5 Replies to “Telegram nedir? Zihin kontrolü nedir? Birbirleriyle ilişkisi nedir?”

  1. Feyyaz ve digerleri,

    Bilmem bu yazilarim gizleniyormu ama sunu sizlere ogretmek isterim. Sanirsam sizlerde bu yok..

    Ben Obamada gordum. Cin Cumhurbasbakani ile Youtubeda. Tayipte gordum 17yil kadar once, Ugur Dundarin programinda Deniz Baykal ile. BAykalda bilincsiz ayarli idi. Demokratik takilmasi gerektigini saniyor idi kendince.

    Zihin Kontrolunda Goz kirpmak. Bekleyip Dusunceyi onaylamak yani dogru bulmak. Ben yaninda evet diyorum icimden. BAzende dusunmedigim halde onlar belirli bir dusunceyi verip evet dedirtiyor. Goz kirpmak belirli bir sekilde o.. Obama duruyor dusunce geliyor. Goz kirpiyor ve sanirsam oyleki evet diyip icinden yani dogru bulup aktariyor.

    Ben sunu belirtmek istiyorum: 3,5 yildir zorla zihin kontrolu ayari verdiler bana. ileriki donemde beni kullanabilirler.

      1. virtuel bir ortamdayim. En azindan yillardir Facebookda. Mesaglarim iletilmis gibi gorunuyor idi ama iletilmiyor. Yorum yaziyorum hicbir zaman begenim yok olsada kimin begendigini bildirimimde goremiyorum. Twitterde 20.000den fazla tweet atmis idim. Sadece amaclari beni daha iyi anlayabilmek idi.

        Sunu belirtmek isterim: zihin kontrolunda belirli bir sekilde goz kirmak, verilen dusunceyi onaylamak demek. Bu bir zihin kontrolu programi. “evet” der idim ben onaylar iken dusunceyi. Cogu zamanda gicik olur idim. Ugur Dundarin programinda Tayip yasakli iken Baykal ile tartismasi var, bir izleyin. Obama Cin Cumhurbasbakani ile ekrana ciktiginda goz kirpiyor (iki gozunu birden) belirli bir sekilde. O videoda birde Cinli tercuman var, yazip cizip tercume ediyor. Nette bu bilgiyi ve fazlasini bulamazsiniz.

        Telegram (zihin kontrolu) cihazina bagli olanlar beyninde bir sizilti hisseder. sSssssS. Coachleer implant var misal. Sagirlara coachleer”e bir implant yerlestiril. Ve bu implantin cikis guce yani vucuda verdigi energi akimi, beyinde “tinitus” denen siziltilara yol acar. Ben Agilbasi Kulu Konyada ikamet ediyorum. 2015 nisanda Hollandada traumaya magruz birakildiktan sonra buraya geldim. Bir kac ay sonrasi siziltilar baslamis idi. Ilk 6 ay 11km otede Kuluda siziltilar yok idi. Sadece koyde var idi. Sonrasinda heryerde var idi, sadece 2016da Ankarada Golbasindan gelir iken, arkadasin annesi koyunu yillar sonra gorsun diye o koye vardigimda, yoldan cikip, 3 dakika kadar kafamda huzur sesizlik hakim idi. Bir implant var bende.

        Sizler nete bakmayin. Bunu hukumetler yapiyor ve insanlarin bilmesini anlamasini istemiyor. Neden benim, sizlerin kurtulmasini istesinler? Bir site var, baska bir yorumuma link koyayim. Telegrama karsi belirli binalar jammer ile korunuyor imis. Ve buna karsi korunma var. Size baskalarinin yaninda elektro magnetik DALGALAR ile nokta atismi yapiyorlarda siz iskence altinda iken, baskalari etki gormuyor?

        Bende Telegram cihazina karsi korunma yontemini buldum. Elektrikli superge elektro magnetik alan yaratiyor. Ona basinizi yaklastirin, siziltilar duz ton alacak. Sadece SSSSSS. Bir kac saniye sonra SssSS yine baglanti sagliyor.

        Bunun yaninda bendeki implant misal, yoldan gecen arabalarin yarattigi elektro magnetik gucten (dynamolari misal) etkileniyor.. TUm bedeninizin mri’sini tomografisini cektirmeniz lazim. Cogununda dis dolgusunda bir implant olabilir. Dis dolgusunu Kuluda 80tlye yeniliyorlar.

        Bazi kurbanlarda fark ettim. Onu bunu yani dusuncelerini birbirine baglamaktan benim onceki halim gibi, kurtulamiyorlar. Bunun sebebinide nette bulamazsiniz. KUrbana ritim uzerinde ornegin birsey dinletiyorlar. Bende misal:”sen yavsaksin ben yavsagim uslanmaz bilmem nesin diye devam ediyor idi.. Zihin programlanmasi derler bunada.

        Ben sunu anlamiyorum. Ben cok sey yasadim. Degisik elektro magnetik frekanslara magruz birakildim ve etkilerini biliyorum. Basbakan Yildirim ilk ciktiginda asiri uyusuk halde idi, suan bir kac yildir tv bakmiyorum. Elektro magnetik frekanslar ile asiri uyusuk hale sokuyor idiler cunku zihin kontrolunu duzgun yapmak icin yeterince programli degil idi. Yani ileriki zamanda kolayca insani duygusallastiriyorlar. El kol ayarli oluyor. Hatta konusur iken el kol uyumsuz hareket edebilirde onlarin sayesinde. Ve voice to skull ile yani beyne gonderilen yonlendirme ile tekrarliyor idi. Goruntusunden bes belli. Benim anlamadigim neden diger zihin kontrolu magdurlari bunu gormuyor.

      2. Bu arada Feyyaz ve digerleri link bu : https://nrlstyle.blogspot.com/2016/05/telegram-zihin-kontrol-teknigi.html

        Telegram cihazi ve elektro magnetik frekanslar/dalgalar ile yapilan yonlendirme/iskencelere care var ve hic bir Elektro magnetik frekans yani radyo dalgalari diyim, demiri asamaz. Faradays Kafesi koruma saglar. Nette sizlerin anlamanizi istemiyor hatta ben 1,5yil hic icimden bulundugum ortama care aramamis idim, ogrenmemis idim. Onlarin etkisi ile. Ben hep ogrenen biri idim. Sonrasinda 2,5yil Google aramalarimdan dogru durust bir bilgi cikmamis idi. (ip adresimizden oluyor. Bizleri onlarin istedikleri bilgilerine yoneltiyorlar zihin kontrolu ile ayni zamanda)

        Ben baya birseyler ogrendim ama ogrenmeyi biraktim.

        Misal Faradays kafesinde kafandaki siziltilar devam edebilir. Implant belirli bir guc iceriyor ise halen. Bunun yaninda zihniniz programli oldugu icin, belirli dusunce tarziniza bir Faradays Kafesinde devam edebilirsiniz. Ve sanirsinizki bir Faradays Kafesi koruma saglamiyor.

        Elf yani extreem low frequency ve butun elektro magnetik dalgalar dalga halinde hareket eder. Ornegin bir tel orgu ile koruma saglanabilir. 1mm tel orgunun icinde cep telefonu cekim gucunu kaybeder. Misal. Kapali demiri hic bir elektro magnetik dalga asamaz. Elf icin deniz alti komunikasyonlarda kullaniliyor deniyor. Cami vardir deniz altinin veya anteni.

        Hepinize selamlar ve isterimki bir gun kurtulursunuz.

  2. Zihin kontrolunde bildigim kadari ile 2 cesit voice to skull vardir. Birisi yuksek frekans sesler ile. Wallmart alis veris zinciri bunun ornegin. Yuksek frekans beynin algiladigi ama kullagin duymadi yonlendirme (voice to skull benim deyimim ile beyne gonderilen yonlendirmedir). Wallmart bu yonlendirme sayesinde bir ayda 1kac milyon dolar fazladan gelir edinmis..

    Ornek vereyim: “Aklina cok ucuzmus” dusuncesi gelir. Sen bunu kendi mantigin sanarsin. Bu

    Ikincisi sagirlara choachlear implant takarlar. Bir cihazin mikrofonu var. Sesleri algilar. Implanta elektronik signaller gonderir. Bu implant vucuda elektronik akimlar saglar (beynimizdeki uultu ve siziltilar bir implantin vucuda verdigi energi akimindan oluyor. Herkez tomografi/mri cektirsin. Dis implantinda arasin. Heryerde uultu sizilti var ise, baskalarida etki gormuyor ise, bunlarin her yerde tam hedefmi aldigini dusunuyorsunuz? netteki bilgilere inanmayin. Sizlerin ipsine oz bilgi sunabilirler. Bende ilk 6 ay koyde uultu sizilti var idi, Konya/kuluda yok idi. Sonrasinda her yerde var idi,sadece birgun Ankaradan gelir iken arkadasin annesini koyune goturmek istedigimde 3 dakika kadar yok idi. Birde birsey var, Bu implant herzaman az bi energy iceriyor, Yani sen Faradays Kafesine girsen sendeki uultu sizilti devam eder. Ve sen halenbir cihaza bagliyim sanarsin. Hicbir Elektro magnetik guc, Elf de, bir Faradays Kafesine giremez. Elektro magnetik Dalga bu, akil var fikir var nete bakmayin. Bunun yaninda beynizimi programliyorlar. Gerekir ise akilli telefonumuzun aporlesi ile. GEce uyur iken pilini cikartin. Bende belkide 38 saat boyunca ritim uzerinde birsey dinlettiler. “Sen yavsaksin ben yavsagim,uslanmaz bilmem nesin diye”

    Sonrasinda ben kurtulamamis idim. Dusuncelerimi hep birbirine bagliyor idim. Yani beynin programlaniyor ve ilerki zamanda bu devam ediyor.

    Saniyorumki ve oyle. Benim Twitterim Facebookum vesaire kapali. Veya belkide sizlerden biri bakar ise acik. Ben Fizikten cok iyi anlarim. Sunu belirtmek istiyorum. En ust bilgileri paylastim. Hadi siz anlamazsiniz. Bir tane bile begeni falan yok. Kimse umursamiyor gibi gorunuyor. Hollandada Freethinkers yani “de vrije gedachte” da 2014 nisan ve mayista ben iklim degisikliginin sebebini ve Mekanda zamani anlayip paylasmis idim. Vesaire.

    Mantigima sigacak birsey yok. Beni buraya isole edip, virtuel bir ortama alip, bilgi hirsizligi yapiyorlar. Algi yonetimi yapiyor benle. Evimde konusturuyorlar.

    Sen kimsin dersin. Peki sizler cokmu iyisiniz? tvde ne sunulsa inanirsiniz. Tayip Goz kirpiyor. Amerika. Dis gucler ulkeyi somuruyor, tayip ve yakan cevresi cebini doldurdu. ulkede satilacak birsey kalmamistirki ben 2 yildir tv bakmiyorum. Ee mit ne? Milli guvenlik,istikrar huzur vesaire yani Demokrasiyi korumak icin var olmasi lazim ama 3,5yildir once Hollandada ve sonrasinda bunlar anami aglatiyorlar. Demokrasi nedir bilmezsinizde siz ben napayim.. ozgurlugumuz ve esitligimiz icin belirli makamlar insa edilmis. (kisaca anlatayim bari). kardesligide bizlere birakmislar.. LIberte Egalite Franternite. bu.

    Ileride devrim falan sanmayin. orta doguda soykirim, evrim.

    Burasi aciktir diye buraya yazdim.

    Herkeze selamlar.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *