Telegram işkencesiyle neler yapılabilir?

İnsanlık dışı işkence ve sorgulama yöntemlerinin extreme noktası olan telegram, sahip olan makamların kurbanlardan zahmetsizce cevaplar alabildiği bir teknolojidir. Telegram işkencesinin nasıl yapıldığı teknik yönden tabii ki tam olarak bilinmemektedir. Ama işin yürüyüşü ve kabataslak şeması hakkında fikir yürütmek gayet kolaydır.  Zaten zihni yönlendirme, kişiliği parçalama gibi pek çok işkence metodunun da kaynağını oluşturmaktadır. İnsanlık dışı olması yönündense bilindiği kadarıyla rakipsizdir. Fakat bir telegram mağduru olarak ben, Feyyaz Yükselci; basit bir çıkarımla dahi gizli deneyler, devlet güvenliği gibi etiketler ardına saklanmış, akla hayale sığmayacak askeri ve istihbari teknolojiler olduğuna adım gibi eminim. Tıpkı günümüz telefon şirketlerinin ellerindeki imkanları modellere birer birer ekleyerek daha çok para kazanması gibi; o yüksek güvenlikli, içeride dönen dolapların bir sır olduğu binalarda günümüzden yıllarca ilerisinin teknolojisinin barındırıldığı kimsenin görmediği, ama herkesin emin olduğu bir gerçektir. Daha önceki kişisel yazılarımda da belirttiğim gibi öncelikli amacım herhangi bir kurum kuruluşa yıpratma harekatı düzenlemek değil, bu ileri teknolojiyi insanlık dışı faaliyetler için kullanan, 21. yüzyılın utancı, yüz karası olan kişileri ortaya çıkarmaktır. Devlet güvenliği gerekçesiyle saklanan ama işin özünde devletin mutlak otoritesini kullanan bazı hastaların insanlık suçu işlemesinden başka bir şeye yaramayan gizli deneylerin, projelerin kamuya açılmasını sağlamaktır. Öyle ya; madem bu kadar güvenli, madem suç teşkil eden bir durum yok… Zihnime yaptığı onca şeyden sonra Türkiye’nin telegramcısı; eninde sonunda herkes tarafından bilinecek ve insanlık suçu mahkemelerinde hesabını verecektir! Benden, ondan, bundan, şundan kaçarsın; ama tarihi süreçten kaçamazsın doktor… Çok sakat bir meslek seçmişsin…

Hangi kaynakta okursanız okuyun telegram; “barbarca” bir işkence yöntemi olarak kabul edilir. Fakat bu barbarlık öyle kolların bacakların havada uçtuğu, kemiklerin kırılıp kanların döküldüğü Vandal tarzı bir barbarlık değil. Beyne verdiği zararlar neticesinde telegramın; hedefin kişiliğini parçalamaya ve delirtmeye kadar varan etkileri mevcuttur. Hedef kişi onlara göre tehlikeli bir düşünür olabilir. Böylece bir daha sağlıklı fikir üretemez. Orwell’in tabiriyle öldürülüp kahramanlaştırılmak yerine yarı deli bir insan müsveddesine çevrilmeye çalışılır. Eğer çok önemli bilgilerin sahibi biriyse yine benzer yöntemlerle kurbandan değil, doğrudan zihninden cevaplar alınır Tabii bu esnada kurbanın beyin kimyası ciddi manada zarar görür.  Bunların dışında telegram aracılığıyla bir kitlesel deney, bir algı yönetimi de söz konusu olabilir. Böylece telegramdan haberi dahi olmayan binlerce insan, istenen doğrultuda fikirler edinebilir. Hayat görüşleri değiştirilip fikirleri yeniden şekillendirilebilir. Tıpkı bir moda akımı gibi… Yani telegram; günümüz insanının kafasında canlanmayan, henüz evrimsel geçmişimize kodlanmamış türden elit bir barbarlıktır.

Telegram işkencesi neleri mümkün kılar?

Aslında icat edilmesindeki temel amacı biraz belirtmiş olduk. Telegram işkencesi; ağırlıklı olarak zihne ve düşünceye yönelik bir metottur. Tabii ki mahvolan bir beyin sonucunda bedensel faaliyetlerin sekteye uğraması da bir yan etki olacaktır. Zaten eğer bir mahkuma uygulanıyorsa kurbana çevresel anlamda da itinayla aynı insanlık dışı muamele yapılır. Böylece telegramcının işi daha da kolaylaşır. Bu da telegram işkencesinin nasıl yapıldığını merak edenler için önemli bir başlangıç noktası. Bilimsel ve sosyal operasyonların bir arada yürümesi.. Maddelere geçmeden okumak isterseniz “Telegram işkencesi nedir?” başlıklı yazımı da linke tıklayarak okuyabilirsiniz.

İşte karşınızda telegram işkencesiyle yapılabileceklerin bir listesi:

  • Kurbanın bedeninde kaşıntı, çok şiddetli baş ağrısı, iç organlarda ağrı, gözlerde yanma hissi ve anlık parıltılı sanrılar, mide bulantısı, yorgunluk hissi ve motivasyon düşüklüğü, dişlerde ve cinsel bölgelerde yanma, kaşıntı, ayak parmaklarının istemsizce oynaması gibi zararlı etkiler yaratılabilir.
  • Benim de başıma gelen biraz daha da ileri evrede; kurbanın bilinci bir anlığına elinden alınabilir. Aslında yapmak istemediği davranışları gösterebilir. Elinizi kaldırma, ensenizi kaşıma gibi birçok küçük mimik buna dahildir. Ayrıca bir yolda sağa döneceğinizi tüm iradenizle biliyor olmanıza rağmen anlamsızca sola dönmeniz, kahve yapmak üzere ayağa kalktığınızda kahve makinesinin önüne kadar gidip kahveyi koymadan geri dönmeniz gibi günlük hayattan örnekleri de mevcuttur. Bilincin bir anlık sarsılması olarak nitelediğim bu olay; gözlemlerime göre beyne gönderilen dalgalarla manipülasyon yapma esasına dayanmaktadır. Olayın sıradan bir dalgınlıkla ilgisi yoktur. Mesela yanlışlıkla sola dönme örneğinde telegramcı beyninize zayıf noktalarınızla ilgili bir ses, resim, vs. göndererek dış ortama karşı olan dikkatinizi zayıflatabilir. Bu esnada da çevrede sola dönmenizi sağlayacak birtakım hareketler ve kandırmacalar neticesinde kendinizi sola sapmış bulabilirsiniz. Tabii sonradan fark ediyorsunuz ama birkaç saniye içinde sizi manipüle etmeleri mümkün olabiliyor. Telegram’dan kaynaklanan bu durumları ayırt etmek son derece basittir. Sonraki yazılarda çok ayrıntılı bir şekilde ele alacağız.
  • Kurbanın beynine elektromanyetik yöntemlerle ulaşıldığında hedef kişiye istenilen sorular yöneltilerek en doğal cevaplar alınabilir. Kurbanın beynine sesler ve resimler gönderilerek zihni yönlendirilir. Ruh hali ve psikolojik durumu yıpratılabilir.
  • Kurban ile cevap vermesine müsaade edecek şekilde, telefonla konuşur gibi konuşulabilir. Ama anladığım kadarıyla bu imkan kısıtlıdır. O kısıtlı imkanlar dahilinde telegramcı da zaten sizi heyecanlandırması, çıldırtması ya da beyninizin o sesten kurtulmak için saçma sapan şeyler yapmak zorunda kalması mümkün olan en seçmece cümleleri iletir.
  • Kurbanın resimler ve sembollerle işleyen faaliyetler dışında tüm bilinçli beyin aktiviteleri izlenebilir. Kurban teelgramcıdan habersiz plan yapamaz, hayal kuramaz, birini hatırlayamaz. Kısacası ondan habersiz düşünemez.
  • Kurbanın hafızasına ulaşılarak geçmişteki deneyimleri, şüpheli kişilerle konuşmaları, takıldığı mekanlar, vs. hakkında büyük bir vahşetle bilgi toplanabilir. Ayrıca bu bilgi; kurbanın o anlardaki ruh hali eşliğinde elde edilir. Ki bu da daha fazla işkence edilmesi için malzeme demektir.
  • Bu yöntemlerle iradeli, bilinçli düşünen bir insanı kişiliği parçalanmış bir embesile çevirmek mümkündür. Tehlike arz ettiği düşünülen insanların psikolojisini paramparça ederek delirtmek, intihara teşvik etmek de mümkündür. Hafif derece etkileri ile işkence olmasa da kitlelerin düşüncelerini yönlendirmek, iyi-kötü algılarını değiştirmek ve onları özgür olduklarını sanan robotlara çevirmek de mümkündür. 

Suçluları toplamak için insan gücüne gerek yok, propagandaya gerek yok, var mı telegramdan güzeli?.. Peşlerine kendinizden birkaç adam takın onlar da kendilerini bir b.k sanıp öyle takılsınlar. Siber istihbaratı da ergenlere verin. Arkadaşlarının sırlarını umarsızca dinlerken gerçek suçluların yanına yaklaşmaktan korksunlar. Ama onlar da arkadaşlarının sırlarını dinledikleri için kendilerini bir b.k sansın. Hem kurbanın kişiliği elinizde, hem de fazladan, aslında artık ihtiyacınız olmasa da bunu nasıl söyleyeceğinizi bilemediğiniz personeliniz vatan millet için harika işler başarıyor. Gözlerim yaşardı…:)

Çalışıp gerçek suçlular için nokta atışı yapmak yerine alın yüzlercesini, nasıl olsa en fazla ne olduğunu bile bilmeden intihar sebebiyle öldükleri görülür. Kimsenin haberi de yok telegramdan..

Öyle değil mi doktor? Zihnini parçalamaya çalıştığın insanların hesabını mahkemede sen tek parça halinde vereceksin. Yok öyle kolayca kaçmak….

 

ELEKTROMANYETİK ZİHİN KONTROLÜ NEDEN VE KİMLERE UYGULANIR? AMACI NEDİR?

TELEGRAM ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK EDEBİLİRİZ? BELİRTİLERİ NELERDİR?

ŞÜPHELİ SÖYLEMLERİ BULUNAN T. HAKKINDA: ZİHİN KONTROLÜ İNCİRLİK ÜSSÜNDEN Mİ UYGULANIYOR?

BİRİNCİ YAZI: ESKİ DOST, SİBER TACİZLER VE ZİHİN KONTROLÜNÜN AYAK SESLERİ

İKİNCİ YAZI: ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK ETTİM? TÜM İNSANLARA UYGULANDIĞINI NASIL GÖZLEMLEDİM?

Konuyla ilgili diğer yazılar

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *