Telegram işkencesinin amacı nedir?

Yüzyılın utancı, tarihin gördüğü en büyük insanlık suçlarından biri olan telegramın ne olduğundan önceki yazılarımda bahsetmiştim. Telegram işkencesi hakkında daha teknik, daha somut bilgileri önümüzdeki yazılarda itinayla vereceğim. Sonuçta amaç siz uyanmak isteyen okuyuculara bilgi kirliliğinden uzak bir şekilde doğru araştırmaları nakletmek ve işin doğrusunu aktarmaktır. Bunu yapmalıyız ki saklandığı köşelerden Tanrı kompleksiyle insanların zihinlerini yönlendirme, çeşitli zihin kontrol işkenceleri yapma yetkisini kendinde bulan o insanlık suçluları, o korkak hadımlar hak ettiği karşılığa kavuşsun. Tabii ki size bu esnada etrafımda fır dönen istihbaratçıların hikayesini, telegrama maruz kaldığımdan beri bana yapılanları da anlatacağım. Hatta açılış yazısına bağlantıya tıklayarak şimdiden ulaşabilirsiniz. Aynı zamanda “Telegram işkencesi nedir?” ve “Telegram işkencesi neleri mümkün kılar?” yazılarını da konuya yabancı olanların okumasını tavsiye ederim.

Bugünkü yazımızda elimizdeki gözlemlerin ve verilerin izin verdiği ölçüde telegram işkencesinin amacının ne olduğu, insan beyni üzerinde bu teknolojileri kullanmaktan çekinmeyen insan müsveddelerinin telegram ile ne elde etmeye çalışıyor olabileceğini irdeleyeceğiz…

Telegram işkencesi neden uygulanır?

Evet, soru basit: “Telegram işkencesi denen bu şeytan aletinin amacı nedir? (Şeytan kelimesi yanlış anlaşılmasın) Nasıl bir olaya hizmet eder ki bu teknolojiyi icat edenler ve kullananlar devletlerin bilinmeyen yüzünde, kapalı kapılar ardında barınma imkanı bulur?” Eldeki kaynaklar ve biraz mantık kullanma neticesinde bulacağınız cevap şunlara benzer olacaktır:

  • Terör ve benzeri tehdit oluşturan mahkumların zihinlerini sorgulamak
  • Aynı mahkumların zihinlerini yönlendirerek kişiliklerini parçalamak, akabinde yeniden yapılandırmaya çalışmak
  • Düşman askeri üzerinde moral ve motivasyon düşüklüğü yaratmak
  • Söz konusu hedeflerin düşüncelerine ve hafıza merkezlerine ulaşarak başka casusluk faaliyetlerine gerek kalmadan kolayca bilgi toplamak

Yukarıdaki amaçlar doğrultusunda telegram uluslararası literatürde “Öldürücü olmayan yönlendirilmiş enerji silahları” gibi isimlerle anılmaktadır. Yukarıdaki telegramın en yaygın amaçlarıdır ve tarihi kayıtlarda ilgili deneyler mevcuttur. Bir çalışma için başlatılıp sonuç alınınca bitirilen projelerden tutun da, başarıya ulaşıldıktan sonra esrarengiz bir şekilde kamulaştırılıp bir daha hakkın bir şey konuşulması yasaklanan kilit projelere kadar…

Bu projelerin hepsinin ortak yönü ise 2017’den en az 20 yıl öncesine dayanmasıdır. Yani o zamanki imkanlar dahilinde, kamuya yansıtıldığı kadarıyla yukarıdaki hedefler başarılmıştır. Dünyaya açıklanan teknolojinin ellerinde var olandan çok daha geri seviyelerde olduğunu ve üzerinden 20-30 yıllık zaman geçtiğini düşünürsek; gizli deneyler adı altında milyarlarca insan zihni üzerinde neler yapılabilecek teknolojiye sahip olduklarını varın siz düşünün… Birdenbire kamulaştırılan ve hakkında konuşulması yasaklanan projelerde büyük ihtimalle ciddi mesafeler kat edildi ve ona eklenen gizlinin de gizlisi bir sürü deney başladı.  Kişisel fikrimi söylüyorum: Hayalinizde canlandırabileceğiniz 40-50 yıl sonraki teknolojinin şu an o insanlık suçu işlenen kapılar ardında bulunduğuna eminim. Bunun için oraları görmüş olmaya gerek yok, basit bir mantık yürütme yeterli…

Bir diğer ortak yön ise kamuya açıklanan gerekçelerin askeri ve terörle mücadele faaliyetleri kapsamıyla sınırlandırılması. Terörü işin içine sokunca her şey daha masumane oluyor değil mi?… Peki, sizce de telegramın kullanımı bunlarla mı sınırlı?

Günümüzde telegram işkencesinin amacı

Yıllar yılları kovaladı, teknolojinin gelişim hızı katlanarak arttı. (ivmesi) 21. yüzyılın ilk çeyreğinin bitmesine tek haneli yıllar kalmışken, telegram işkencesinin haddini iyice aşan seviyelere geldiği; siyasi ve fikri insanlara uygulanmasını geçtik, kitlelerin zihnini kimsenin ruhu duymadan yönetebileceğiniz ve insanların kişiliğini robot gibi şekillendirebileceğiniz bir güce dönüştüğü bilinen gerçekler arasındadır.

Telegram ile siyasi lidelerin, devlet görevlilerinin ve düşünen insanların beynine türlü işkenceler yapıldığı da apaçık bir gerçektir. Sırf belli başlı düşüncelere sahip oldukları için ya da devletin üst kademesindekilerin işine gelmeyecek çalışmalarda bulundukları için bu insanların zihinleri akıl almaz, insanlık dışı yöntemlerle manipüle edilmeye, kişilikleri parçalanmaya çalışılmıştır. Zayıf noktalarından taciz edilen ve kutsal saydığı değerleriyle sevdikleri yerlerde süründürülen bu insanların türlü metotlarla davranışları kontrol edilmeye çalışılmış; aslında inanmadıkları şeyler beyinlerinin içine yerleştirilmeye çalışılmıştır. Tabii aynı zamanda işkence çeken bu insanlar üzerinde yapılan çalışmalarla gizli deneyler geliştirilmiş, böylece insan zihnini kontrol etmek her geçen yıl kolaylaşmıştır. Misal; Budanlı Tek Nath Rizal. Misal; Türkiyeli Salih Mirzabeyoğlu.

Sebebini ve kaynağını bilmemekle beraber ben de bu telegram işkencesini çekenlerden biriyim. Hem de dışarıda kendi özgür hayatımı yaşarken, kendi işlerimle uğraşıp kendi hayatıma bakarken. Aynı şekilde çevremdeki insanların da telegrama maruz kaldığını görerek her gün kahroluyorum. Benim ve mağdur insanların üzerinde tıpkı siyasi ve düşünce suçlularına yapıldığı gibi kişiliği yönlendirme zorlamaları yapıldığını zaten biliyorum. Ona ek olarak binlerce kişi üzerinde bir algı yönetimi, kitleler üzerinde bir zihin yönlendirme operasyonu olduğu da artık aşikardır. Ama bu öyle medya kanallarıyla tipik bir propaganda yöntemi değil. Siz hayatınızı yaşarken telegramcının beyninize bir konuşma göndererek telkinde bulunduğunu, sizin de farkında olmadan kendi düşüncenizmiş gibi o telkine uyduğunu düşünün. Abartısız olarak böyle bir şey… KURTULMANIN İLK ADIMI İSE TELEGRAMI FARK ETMEKTİR.

Dolayısıyla telegram işkencesinin günümüzdeki temel amaçları şu şekilde düzenlenmelidir:

  • Terörle mücadele ve düşman askerlerine psikolojik harekat
  • Siyasi önderlerin, düşünürlerin zihnini parçalayıp işlevsiz hale getirmek. Fark ettirmeden manipüle etmek. Kısaca dünya üzerinde irili ufaklı tüm fikir dünyasını kontrol edebilmek.
  • Kalabalık insan nüfuslarının zihinlerini yönlendirmek, onları özgür olduğunu sanan robotlara çevirmek.

Dünyanın geldiği bu dehşet verici durumu şöyle bir gördükten sonra müsaade ederseniz iki kelam etmek istiyorum:

Bilimin nimetlerini insanların zihinlerine ulaşıp onları yönlendirmek, akıl almaz işkenceler yapmak için kullanan bu şımarık insanlık suçlularının ellerinden akademik ve mesleki unvanları her neyse alınmalı ve gereken cezaya çarptırılmalıdır. Bilim topluluğunun gerektirdiği zekayı alıp etiğini, terbiyesini alamayan bu ödlekler siyasi ve bilimsel tarihin yüz karasıdır.

Tıpkı 2. Dünya Savaşı’nda yaşananların perde arkasını tam olarak teşhis eden  şu söz gibi, çocuk yetiştirirken bu konuya çok dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum:

Bir toplama kampından sağ kurtulanlardan biriyim. Gözlerim hiçbir insanın görmemesi gereken şeyler gördü. İyi eğitilmiş ve yetiştirilmiş mühendislerin inşa ettiği gaz odaları. İyi yetiştirilmiş doktorların zehirlediği çocuklar, işini iyi bilen hemşirelerin vurduğu iğnelerle ölen bebekler. Lise ve üniversite mezunlarının vurup yaktığı insanlar. Eğitimden bu nedenle kuşku duyuyorum. Sizden isteğim şudur: Öğrencilerinizin insan olması için çaba harcayın. Çabalarınız bilgili canavarlar ve becerikli psikopatlar üretmesin. Okuma yazma, matematik, çocuklarımızın daha fazla insan olmasına yardımcı olursa ancak o zaman önem taşır.

Gelecek yazılarda görüşmek üzere. Telegramsız, gizli deneysiz, insan gibi bir hayat dileğiyle…

 

 

 

ELEKTROMANYETİK ZİHİN KONTROLÜ NEDEN VE KİMLERE UYGULANIR? AMACI NEDİR?

TELEGRAM ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK EDEBİLİRİZ? BELİRTİLERİ NELERDİR?

ŞÜPHELİ SÖYLEMLERİ BULUNAN T. HAKKINDA: ZİHİN KONTROLÜ İNCİRLİK ÜSSÜNDEN Mİ UYGULANIYOR?

BİRİNCİ YAZI: ESKİ DOST, SİBER TACİZLER VE ZİHİN KONTROLÜNÜN AYAK SESLERİ

İKİNCİ YAZI: ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK ETTİM? TÜM İNSANLARA UYGULANDIĞINI NASIL GÖZLEMLEDİM?

Konuyla ilgili diğer yazılar

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *