Psikolojik harekatta şirketlerin rolü

Psikolojik harekat denince aklımıza hep o gizemli devlet kurumları gelir değil mi? Özel kartlarla, göz tarama teknolojileriyle girilen; birbirinden suratsız ve hayatın tadını çıkarmasını bilmeyen adamlar bir masanın etrafında toplanmış, bir toplumu af edersiniz maymun gibi oynatmak için planlar yapmaktadır. Amaç belli; Hedef kitle üzerinde korku ve panik yaratmak, algılarını bozmak. Böylece söz konusu insanlar muhakeme yeteneklerini kaybederler ve tam da o suratsızların istediği gibi kararlar alırlar.

Zihnimizde canlanan bu manzara doğrudur da… Psikolojik harekatın kökenleri orduya ve istihbarata dayanır. Tıpkı kamuya sunulan her şeyin kamu güvenliği gerekçesiyle 40-50 yıl geriden dünyaya duyurulması gibi…

Daha eski yazıları için kategorimize göz atabilirsiniz: Psikolojik harekat

Fakat 21. yüzyıla girdiğimiz şu çağlarda artık psikolojik harekatın sadece düşman askerlere uygulanan bir hamle olmayıp, sivil yaşamın da gayet olağan parçası olmasına alışmış durumdayız. Buna alıştığımız evre yeni yeni geride kalırken, artık şirketlerin, holdinglerin, yani modern dünyanın adı konulmamış imparatorluklarının psikolojik harekattaki rolünü tartışmaya başladık. Şirketlerin böyle işlerle ne alakası olur? Onların işi üretip satmak değil mi? Onlara ne devlet güvenliğinden?… Ne kadar temiz kalpli, hayatta iğne batmasından bile esirgenmiş büyüyenlerin söyleyeceği cinsten bir söz değil mi? Aslında olması gereken bu halbuki… Fakat kazın ayağı öyle değil malesef…

Peki nedir bu mesele? Şirketler, holdingler ve büyük sermaye sahipleri bir psikolojik harekatta nasıl rol alabilirler? Spekülasyon peşinde koşan telegram köpecikleri için şimdiden belirteyim: Sanki bazı ortamlarda bulunmuş, birilerinden bilgi almış gibi bilip bilmeden bu böyle oluyor, şu şöyle oluyor gibi iddialar ortaya atmayacağım. Sıradan ve gözlemlemeyi seven bir vatandaş olarak sadece gördüklerimden ürettiğim fikirleri arz ediyorum. İşin ucunda telegramcıların ve telekulakların deşifre olması var. Hiç kafa yormadan olur mu?…

Şirketler ve psikolojik harekat

Peki sevgili okurlar… Şirketlerin bir psikolojik harekatta oynayabileceği rol üzerine düşünelim. Bu, başlıca iki maddeye ayrılabilir:

  1. Gizli odaklarla yapılan anlaşmalar neticesinde yapılan plana yardımcı olurlar. Alçakça kar ve güç elde ederler.
  2. Bazen de bizzat kendileri uygulayıp toplumun ihtiyaçlarına göre manipülasyon yaparlar. Etik dışı pazarlama yöntemleri de diyebiliriz.

Olayı daha da basitleştirmek için saçma sapan bir örnek üzerinden anlatıyorum: Önceki yazılarda verdiğimiz siyah pantolon örneğini hatırlarsınız. Kralın herkesin siyah pantolon giymeyi istemesi üzerine yapılan bir algı yönetimi senaryosunu anlatmıştık. Alıntı yaparsak olay şöyle:

500 yıl önceki X Krallığı’nda Kral; herkesin pantolon renginin siyah olmasını emretti diyelim. Bu siyah pantolonun da yönetim için önemli bir olduğunu farz edelim, bir örnek sadece… O krallıktaki bir vatandaş olarak siyah rengi sevmeseniz bile sorgulayamazsınız. Siyah pantolonu giyeceksiniz çünkü kral öyle istiyor. Çağımızdaki Y Devleti’nde ise bazı çıkarcı gruplar insanların mutlaka siyah pantolon giymesi gerektiğini düşünüyor ama bunu zorlayıcı yöntemlerle yapamıyor diyelim. Ülkede siyah pantolonları üreten şirketlere teşvikler verilir. Ürünlerin satışında inanılmaz indirimler uygulanır. TV ve medya kanallarında “Herkes siyah pantolon giyiyor. Hadi sen de giysene” tarzı reklamlar doldurur her yanı. Sonuçta da insanlar; siyah pantolonun güzel bir şey olduğu kanısına “kendi iradeleriyle” varır. Çoğunluğa ve modaya uyarak giyim şekillerini değiştirir. Krallık rejiminde insanların hepsinin başında beklemek zor iken ve isyan çıkma riski bulunurken; günümüzde insanlar hiçbir tehlike olmadığı halde siyah pantolonları kendiliklerinden giyiverir

Şimdi; burada sessiz sedasız bir algı yönetimi yerine, siyah pantolon giymek istemeyenlerin korkutulduğu, siyah pantolon giymezlerse öldürüleceklerine dair zorbalıklara maruz kaldığını düşünün. Böyle bir psikolojik harekat yapılıyor olsun. Tüm devlet mercileri bunu böyle uygulamaya çalışırken bir yandan da şirketlerin şunlara benzer pazarlama faaliyetlerini görürsünüz:

Siyah pantolonlarda %30’a varan indirim.

-Farklı renkteki pantolonlarınızı getirin. Siyahını 20 TL’den başlayan indirimlerle alın.

-3 siyah pantolon alan 4. %50 indirimli.

-Çağımızın modası bu: Sen hala siyah pantolon giymedin mi?

-Siyah pantolon sizi özgür kılar.

-Siyah pantolon giyiyorum, hayatı seviyorum.

-Siyah pantolon giydim insanların bana bakışı değişti.

-Haydi sen de siyah pantolon giy: Özgüvenini tazele..

Ne kadar normal gözüküyor değil mi? Fakat şuna dikkat etmek lazım: Eğer ki alınan bir karar, ülke yönetiminde gerçekleşen bazı çalkantılı olaylar neticesinde bazı şirketler özellikle bunları körükleyecek şeyler yapıyorsa, orada bir psikolojik harekat vardır. Denize düşen yılana sarılır misali… Bir de; bunu bir yerde toplanıp hepsi aynı mutabakata varmış gibi bir anda yapmaya başlarlar. Bazıları hakikaten birileriyle görüşüp de önceden hazırlanmış olabilir. Bazıları ise sadece ortaya çıkan rüzgara uyum sağlamaya çalışıyor olabilir. Şimdi öyle genelleme yapıp da sıkıntı yaratmayalım.

Bu; hem yürütülen psikolojik harekata yardımcı olan bir çalışmadır. Hem de şirketlerin kar payını ve gücünü inanılmaz ölçülerde arttıracak bir şeydir. İşin ekonomik ayağıdır yani. Ortaya çıkan talebi yıllardır o anı bekliyormuşçasına karşılarlar.

Ayrıca; pantolon örneği gibi ürün bazlı yapılan faaliyetler dışında bir diğer dal vardır ki, akıllara zarar: Basın ve medya… 

Tam da psikolojik harekatın istediği şekilde haberler, reklamlar ve programlar yaparak bütün kanallar sanki bir yerden emir almışçasına ısrarla o faaliyetlerin normal olduğu algısını yaratacak çalışmalar yaparlar. Basın-medya kanalları olmasa dünyadan haber alamayız. 500 yıl önceki köy yaşantısına geri döneriz. Ee, medeniyetin böyle önemli sektörünün bazı taraflı kişilerin elinde olduğunu düşünün. Sonra insanların fikirlerinin nasıl yavaşça değiştirilebileceğini varın siz hayal edin.

Gelecek yazılarda görüşmek üzere.. Hoşça kalın. Telegram mücadelesini soracak olursanız devam ediyor.. Youtube kanalından ve buradan naklen bilgi vermeye devam edeceğim.

 

ELEKTROMANYETİK ZİHİN KONTROLÜ NEDEN VE KİMLERE UYGULANIR? AMACI NEDİR?

TELEGRAM ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK EDEBİLİRİZ? BELİRTİLERİ NELERDİR?

ŞÜPHELİ SÖYLEMLERİ BULUNAN T. HAKKINDA: ZİHİN KONTROLÜ İNCİRLİK ÜSSÜNDEN Mİ UYGULANIYOR?

BİRİNCİ YAZI: ESKİ DOST, SİBER TACİZLER VE ZİHİN KONTROLÜNÜN AYAK SESLERİ

İKİNCİ YAZI: ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK ETTİM? TÜM İNSANLARA UYGULANDIĞINI NASIL GÖZLEMLEDİM?

Konuyla ilgili diğer yazılar

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *