Psikolojik harekat nasıl yapılır?

Henüz tanımı bile tam olarak oturmayan bir kavramın nasıl yapıldığını anlatabilmek tabii ki zordur. Evet, psikolojik harekatın dünyanın her yerinde kabul gören bir tanımı hala yapılamamıştır. Çünkü psikolojik harekat, askeri alanda ortaya çıkmasına rağmen bugün hemen her yerde rastlayabileceğiniz bir kavramdır. Askeriden tutun da siyasete, iş hayatına, hatta toplumsal düzene kadar öyle çok yerde kendini göstermektedir ve içerikleri o kadar çok farklılaşmaktadır ki, ansiklopedik bir tanım mümkün değildir. Zaten bu yüzden pek çok kez “psikolojik savaş” terimiyle de karıştırılır ama aynı şeyler değildir. Psikolojik harekat daha kısa vadeli birtakım amaçlara ulaşmak için yapılan eylemleri ifade ederken; psikolojik savaşta birbiriyle mücadele halinde olan iki devlet, bir devlet bir örgüt, vs. güçler mevcuttur.

“Nasıl ya? Psikolojik harekat askeri bir kavram değil mi?” diye soran varsa kısaca şunları söyleyelim: Psikolojik harekatı bugün haberlerde, siyasi arenalarda sık sık duymamız, artık askeri alandan çok sivil yaşamımıza geçiş yaptığının bir kanıtıdır. Zaten artık eskisi gibi sıcak çatışmaların olduğu savaşlar olmadığı için psikolojik harekat kavramı ordu için de pek çok değişiklik geçirmiştir. Vietnam Savaşı’nda kullanılan propaganda ve psikolojik saldırı yöntemleriyle 2017 yılında nükleer gücü, caydırıcı silah projelerini kapsayan çok farklı bir anlayış söz konusudur.

Siyasette de bazı kirli odakların; toplumun hassas duygularını ve çıkarına olan şeyleri suistimal ederek topluma psikolojik harekat düzenlemesi mümkündür. Hatta iş hayatınızda da bunu görebilirsiniz. Mesela size “mobbing”, yani kabadayılık yapan patronunuzun içinde bulunduğu eylemler de teknik olarak psikolojik harekattır. Çalışanlarının korkusuyla oynamaya çalışarak onları itaat ettirmeyi düşünür. 

E o zaman nasıl yapılır bu psikolojik harekat? Tanımı yok bir şeyi yok, nereden anlayacağız ve temel taşlarını nasıl saptayacağız? Sevgili arkadaşlar; öncelikle bir harekatın gidişatını saptamak için tanımlar yapılmış sayfalarca veriye ya da yüksek teknolojik imkana sahip olmaya gerek yoktur. İnsan beyni rahatça çıkarım yapabilecek bir durumdadır ve üzerinde yapılan bir psikolojik harekatı, bir entrikayı rahatlıkla fark etmesi mümkündür. Bazılarımız karşı savaş vermeyi seçerken, bazılarımız herkesten iyi fark ettiği halde sadece güler geçer. Ben bugüne kadar gülüp geçtiğim için sistemin parametrelerine göre pek çok kez kaybettim. Ama hala bir çocuğunki kadar temiz bir vicdana, bu vicdanın hafifliğiyle gelen, sadece ergenlerde olan bir enerjiye sahibim.. Kimin kazandığı tartışılır…

Bir psikolojik harekatta temel etkenler nelerdir?

Genel tabloya bakmak açısından bir psikolojik harekatı incelerken dikkate alacağımız pek çok şey yine askeri kaynaklı olacaktır. Çünkü psikolojik harekat terimi o üniformalı komutanların kilitli kapılar ardında çok önemli şeyler konuştukları odalardan çıkmıştır. Nedir bunlar? Sizi düşünmeye sevk edeyim:

Komutansınız. Karşınızda bir düşman ordusu var ve psikolojik olarak alt etmeniz gerekir. O zaman dikkate alacağınız ilk şey belli: Bu adamlar sizin karşınıza bir şeylerin motivasyonuyla geldi. Belki vatanlarını koruyorlar, belki bir davaları var, vs. vs. Onların savaşma gücünü kırmak için bu motivasyon kaynaklarına olan inancı sarsmanız gerekir. Artık görebilecekleri yerlere afişler mi bırakırsınız. Elinizdeki esirlere sizin kültürünüzün daha iyi ve daha üstün olduğunu kendiniz ıspat ederek sonra onları anlatmaları için serbest mi bırakırsınız bilinmez.

İkinci olarak; düşman askerlerinin inancıyla beraber mantıksal temellere dayanan özgüveni yok edilmelidir. Mesela sizin askerlerinizi kuş gibi avlayabilecekleri bir tepede bulunabilirler. Sayıca çok olabilirler. Bu durumda onların bilinçaltına yerleşmiş olan bu güç unsurlarını ekarte edecek bir şeyler yaparsınız. Mesela savaş meydanında hepsinin göreceği şekilde bir tank çıkarın. Önde bir süre ateş etsin. Düşmanda tank yoksa kendi avantajına olan güveni sarsılacaktır.

Son olarak; inancı ve özgüveni sarsılmış bu askerlere bir çıkış yolu göstermeniz gerekir. Türklerin savaşlarda yaptığı hilal taktiğinde bir tarafın kaçmak için düşmana açık bırakması gibi. Kurtuluş ümidi olmayan, öleceğini anlayan düşman can havliyle çok zarar verebilir. O zaman ne yapacaksınız? “Teslim olanlara iyi davranılacak. Öldürülmeyecek.” ya da “Bu savaş sizin için anlamsız. Boşuna canınızı veriyorsunuz.” diye kaçmalarını sağlayacak şekilde bildiriler yayınlayabilirsiniz.

Belki bazı detayları atlamışımdır ama bu; askeri alanda yürüyen psikolojik harekatın tipik bir örneğidir. Yani “Neler yapılırsa psikolojik harekat yapılıyor olur?” sorusunun cevabı.

İşte; günlük hayatınızda da bu tarz hareketlerle rahatlıkla bir psikolojik harekatı çözümleyebilirsiniz. Tabii buradaki psikolojik harekat çok daha zararsız ve küçük boyutlarda olacaktır. Hatta size bunu yapan patron büyük ihtimalle psikolojik harekat yaptığının farkında bile değildir. Sadece insanları korkutmaya alışmış olabilir o kadar.

Mesela eskilerden bir iş tecrübemde gördüklerimi aktarabilirim: Part-Time olarak çalışmaya başladığım bir markette, benden birkaç gün sonra yeni bir eleman işe başlamıştı. Çevremdeki çoğu kişi benimle aynı cıvarda oturuyordu. Bizzat tanıdıklarım da vardı, tanımadıklarımla da rahatça kaynaşıyordum. Yeni gelen ise biraz da kibar, sarışın, biraz erkek güzeli denebilecek bir tipti. Bizim reyon şefimiz de ara rütbelilerin sahip olduğu o meşhur kompleks sebebiyle olacak, çocuk işe başladığı ilk gün konuşmalarına sürekli bir kabadayı figürleri, argo konuşmalar, vs. ona itici gelebilecek unsurlar kullanmıştı. İşte; burada yeni arkadaşa doğrudan bir hakaret, aşağılama yoktur. Ama ortaya atılan muhabbetten etkileneceği bilindiği ve muhabbet bu amaçla yapıldığı için, reyon şefimizin gerçekleştirdiği eylem bir psikolojik harekattır. Hoş kendisi sadece bu çöplük benim anlamında bir “bully”lik taslamak istemişti ama hareketlerini analiz edebilmek son derece basitti.

Bakın bunları pek çok kişi fark etmez. Ama içinde bulunduğunuz ortama ve çevrenizdeki çoğu kişiye dikkat ederseniz herkesin her şeyi aslında neden yaptığını fark edebilirsiniz.

Siyasette yapılan psikolojik harekata pek girmek istemiyorum. Yani biraz daha karmaşık bir şey olmasından dolayı. Çünkü siyaset; mesleğin raconu gereği propagandayı gerektirir. Bir bakıma insanları etkileme sanatıdır. Dürüst olmak gerekirse insanları etkilemek için ortak emellerinden, hatta korkularından ve hassasiyetlerinden de çokça yararlanmak zorunda kalırsınız. Ama işte normal bir siyasetle sistematik psikolojik harekat arasındaki çizgiyi çekmek benim bilgi seviyemde olanların pek harcı olmuyor. Söz konusu meslek erbabını zan altında bırakmak istemem. 

Size askeri alandan, günlük hayatımı ve iş yaşantımızdan bir de siyasetten birer örnek verdim. Hepsinde hedefin üzerinde yapmak istediğiniz değişiklikler, yönlendirmek için kullandığınız kozlar benzerlik gösterir. Mesela ordudayken düşmanların inancını kırmak için yapılan şeyle, markette işe başlayan temiz çocuğun cesaretini kırmak için yapılan şeyin amacı aynıdır. İşte bu bağlantıları birleştirerek psikolojik harekatın nasıl yapılacağına dair rahatça fikir edinebiliriz. Mesela düşünün bakalım? Psikolojik harekat nasıl yapılır? Neler kullanılır?


Düşündünüz mü? O zaman ben de düşündüklerimi sayayım:

Bir psikolojik harekatta mutlaka rastlayacağınız dört unsur şunlardır:

1)Ulusal veya toplumsal çıkarlar: Bir topluluğu ya da bir milleti daha bireysel sorunlarını unutturarak tek bir amaç uğrunda birleştirmek, psikolojik harekatın temel etkenlerindendir. Mesela bir savaşın gerekçesini halka “Milli menfaatlerimiz bunu gerektiriyor.” konseptiyle açıklamak insanlarda ortak bir ruh oluşturacaktır.

2)İstihbarat: Psikolojik harekat kitlelerin ruh halini düzenlemeye yaradığı için burada istihbaratın önemi büyüktür. Her yere üniformalı askerlerle giremezsiniz. Bazen halktan gibi gözüken insanların çarşı pazarın nabzını ölçmesi gerekir. Bazen herhangi bir kuruluştan, bir siyasi fikirdenmiş gibi o grubun içerisine girerek bilgi toplaması gerekir. Siz de gelen bu bilgiler doğrultusunda psikolojik harekatın temellerini belirlersiniz.

3)Korku: Bakın burada dürüst olmak lazım. İnsanları en az ortak çıkarlar kadar birbirine kenetleyen şey, ortak korkulardır. Bir düşman yaratma, hatta toplum içinde bir huzursuzluk yaratma gibi taktiklerle insanların korku duygusuna hitap ederseniz, kısa süre sonra özelleşmiş amaçlarını ve çıkarlarını unutacak ve ulusal, toplumsal duygulara bürüneceklerdir.

4)Propaganda: Sıradan bir tanıtım ve ikna kampanyası ile karıştırılmamalıdır. Psikolojik harekat olan propaganda, yapılan sistematik işlemin bir parçasıdır. Böyle bir propaganda da düşman yaratmanın, ortak çıkarları devreye sokmanın, bazı sorunları unutturup bazı sorunlara veya avantajlara dikkat çekmenin izlerine rahatlıkla rastlarsınız. Biraz dikkatliyseniz ve o salon çehresiyle kibar, şifreli kelimeler kullanan birinin aslında neleri düşündüğünü rahatlıkla saptayabilir, burjuvazinin ve resmiyetin arkasına saklanan o pis kokuları rahatça alabilirsiniz.


Evet sevgili okurlar. Burası serbest kürsü, eklemek istediğiniz bir şey varsa lütfen çekinmeyin. Şimdilik hoşça kalın.

 

ELEKTROMANYETİK ZİHİN KONTROLÜ NEDEN VE KİMLERE UYGULANIR? AMACI NEDİR?

TELEGRAM ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK EDEBİLİRİZ? BELİRTİLERİ NELERDİR?

ŞÜPHELİ SÖYLEMLERİ BULUNAN T. HAKKINDA: ZİHİN KONTROLÜ İNCİRLİK ÜSSÜNDEN Mİ UYGULANIYOR?

BİRİNCİ YAZI: ESKİ DOST, SİBER TACİZLER VE ZİHİN KONTROLÜNÜN AYAK SESLERİ

İKİNCİ YAZI: ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK ETTİM? TÜM İNSANLARA UYGULANDIĞINI NASIL GÖZLEMLEDİM?

Konuyla ilgili diğer yazılar

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *