Telegram ve tanıdık simalar

NOT: Bu yazı, Düşünce Polisi’ne destek verip zihin kontrolünden kurtuluşa katkı sağlamaktan çekinmeyen başka bir zihin kontrol mağduru arkadaşımıza aittir.

Telegram olarak adlandırdığımız zihin kontrolünün, kendi üzerimizde de olduğunu canlı bir şekilde müşahede etmek için bazen tesadüf dediğimiz şeylere dikkat etmemiz gerekir. Bunların hayatın sıradan ve gerçek bir tesadüfü yada yapay bir tesadüf olup olmadığını anlamamız için, dediğim gibi bir süre bu tesadüfleri aklımızda tutmamız icap eder. Ardından göreceğiz ki bu basit gözüken durumlar, en azından kendi adıma konuşmam gerekirse istikrarlı bir biçimde uygulanıyor. Bu yapay durumlar herhangi bir kişide, diğer bir kişide olmayan bir şekilde tezahür edebilir. Örneğin, kimisi arkadaşına bir olay anlatırken o olayla alakalı bir şey meydana gelir, kimisi gördüğü rüyanın ertesi gün olacak olan şeylerle ne kadar paralel olduğunu idrak edebilir, kimisi de uyanık haldeyken saate bakma isteği ve bunun gibi birçok şeyde yapay tesadüf yaşayabilir. 
Aşağıda bahsetmiş olduğumuz konu saat dizilimi olduğu için bunu biraz detaylandırmak daha açıklayıcı olabilir. Bu saate bakma hareketi öyle bir olaydır ki, iradenizle, yani düşünerek saate bakarsanız o dizilimi göremeyebilirsiniz. Hatta, gerçek tesadüfü bir kenara koyarsak hiç görmezsiniz. Ama siz bir işe meşgulken, hiç onu düşünmüyorken, içinizde adeta ışık hızında bir düşünce belirir ve saate bakarsınız ve o dizilimi görürsünüz. Burada kastettiğim dizilim, kişiye anlamlı gelebilecek bir saat dizilimi. Yani sizin dikkatinizi çekebilmeli. Ama neden dikkat çekildiği hakkında herhangi bir fikrim henüz için yok. Bu yapay durumlar kendi içlerinde orjinal bir şekilde dallanma gösterir. Çünkü herkesin kendi beynindeki veriler, kabuller, birikimler vs. aynı değildir. Osmanlı İmparatorluğu’na saplantılı bir kişi sürekli 14:53, Türkiye Cumhuriyeti  ile yine aynı şekilde çok ilgili birisi 19:23 görebilir. Yada bundan daha başka, aşağıda geçen olay gibi aynı sayıları istikrarlı bir biçimde de görebilir.
“22:22, 19:19, 10:10, 09:09, 11:11…….”
NOT: Bu dediğim tesadüfleri kendi inançları veya kabulleri yüzünden astoroloji, okültizm, dinler yada kendi yetiştiği kültürde kabul edilmiş maddeötesi varlıklar; cinler, demonlar, melekler, iblisler, ifritler vs. gibi yerlere çeken kişileri bu olaydan tenzih ederim. Onlar bu sitede anlatılan konunun tamamen dışındadır.
Bu açıklamamızdan sonra şimdi esas konumuza dönebiliriz.
Son zamanlarda, tesadüflere inanmayan, enteresan rastlantıları ilahi olarak kabul edip etmemek arasında kalmış bir arkadaşımın başından geçenleri anlatmam, zihin kontrolünün amansız bir şekilde istisnasız olarak herkese nasıl uygulandığını anlamamız açısından yararlı olacaktır.
Dinin manevi boyutlarına meyleden arkadaşım televizyonda, bazen tek başına, bazen bir sunucu eşliğinde yayın yapan, ihtisas olarak tasavvuf kökenli İlahiyatçı Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk‘ü izliyordu. Birçok kitabını da temin edip okumuştu. Bana bu konular hakkında kendi fikirlerini anlatırdı. Kendisi saatlerle ilgili bu tesadüfleri sürekli yaşarken, günün birinde Prof. yayın akışı içerisinde aniden duraksayıp, kol saatinin pilinin bitik olduğunu, tam saate bakacağı anda hatırlaması gibi bir hızlı refleksle kol saatine bakma pozisyonuna girip, saati görmeden sol tarafındaki çantasına eğilerek telefonuna bakmış. Profesör, “ulan ne biçim iş bu yav 22:22” diye söylenmiş sessizce. Kısa bir süre sonra da yayın sona ermiş.
Netice itibariyle telegram zihin kontrolünün avam tabakasından en üst tabakalara dek uzanan esnek bir yapıya sahip olduğunu ve ne kadar kolay uygulanabildiğini anladık.
Ayrıca bundan bağımsız olarak benim de bu saat dizilimlerini sürekli görmem ve arkadaşımın bana bu videodaki kesiti atması da kendim için verebileceğim onlarca örnekten sadece birisidir.
NOT: Bahsi geçen yayındaki kesit aşağıda 1:19:50’den itibaren başlamaktadır.
ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK ETTİM? TÜM İNSANLARA UYGULANDIĞINI NASIL GÖZLEMLEDİM?

ŞÜPHELİ SÖYLEMLERİ BULUNAN T. HAKKINDA: ZİHİN KONTROLÜ İNCİRLİK ÜSSÜNDEN Mİ UYGULANIYOR?

ELEKTROMANYETİK ZİHİN KONTROLÜ NEDEN VE KİMLERE UYGULANIR? AMACI NEDİR?

One Reply to “Telegram ve tanıdık simalar”

  1. yaşar nuri öztürk tv’ye çıkmayı seviyordu. bu zaafını sömüren, ekran önünde yüzüne gülen, dostu sandığı, güvendiği kişiler onu hem telegram’ın, hem ölümüne neden olan mide kanserinin tuzağına düşürdüler. yaşar nuri ya da bir başkası telegram’dan muaf değil.
    aniden kanserden giden bir başka isim de aytunç altındal’dı. ona da telegram uygulandığından şüphelenmemiz için haklı nedenlerimiz var. bizzat telegram yapan tv şeytanlarının programlarında kendisine dalga geçer gibi zihin kontrolünü anlattırıyorlardı.
    telegram kavramını salih mirzabeyoğlu’ndan ödünç aldık. bazı bilimadamı görünümlü işbirlikçiler telegram’ın lsd’den ibaret olduğunu ileri sürdüler. düşünceleri doğrudan kontrol eden şeytani bir teknolojinin var olduğunu, bu teknolojinin belli insanlara o insanların hayatlarını karartmak amacıyla uygulanmakta olduğunu bildikleri halde işlenen suçun üzerini örtmek için canla başla rollerini oynadılar.
    telegram bir gerçektir. bundan yana şüphemiz yok.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *