Eylül Ayında yapılan telegram zihin kontrolü

Çalışmaların tüm hızıyla devam ettiği 2017 yılı Eylül ayında yapılan telegram işkenceleri aşağı yukarı aynı tempoda olsa da not edilmesi gereken birçok önemli değişiklik mevcut.

Önceden saldırılan konular olarak ağırlıklı olarak zaaflara ve gittiğiniz hayat çizgisine göre yapılan tacizlerden oluşuyordu. Günlükleri okuyanlar bilir: Psikolojik işkenceler, sinir-stres bozukluğu, çalışmamı engelleme çabaları, fiziksel etkiler, vs. vs. Fakat telegramcı sadist, ruh hastası, idamlık şerefsiz evlatlarını ortaya çıkartmaya yönelik net çalışmalar devam ettikçe yaptıkları imaların çehresi değişmeye başladı. Hayata dair, yakın geleceğe dair hastalık, ölüm tehdidi gibi tehditler. Bunlar özellikle “Zihin kontrolünü nasıl fark ettim?” yazımı yayınladıktan sonra arttı. Hatta zihin kontrolü yapanların çok küçük ve ifşa edilebilir bir grup olduğunu söylediğimi onaylamaya çalıştılar sanırım: Zihnime Cumhurbaşkanı’nın veya MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın çıplak resimleri gibi uygunsuz görüntüler dahi gönderdiler. Yani bilim müsveddeliğine tipik bir zorbalık da eklendi diyebiliriz. Sıralayacak olursak:

  • Her şeyden önce telegram zihin kontrolüyle ilgilenmemem, başka şeylerle uğraşıp bunu görmezden gelmem, hatta rüşvete benzeyen telkinler sona erdi. Bu işin peşinin bırakılmayacağına ikna oldular ve yapacakları işkenceleri bu bağlamda yapıyorlar. Hafiften tırsma belirtileri görüyorum sanki…:) Yaptığın tehditler ancak içindeki o acınmayı gram hak etmeyen korkuyu daha da gün yüzüne çıkartmaya yarar benim şımarık doktorum..:)
  • Bu dönemde hafızama yönelik tacizler arttı. Şöyle ki; Bazen durduk yere anılarınızdan bir kesit gösterip size her şeyinizin ellerinde olduğunu hatırlatmak istiyorlar. Ya da sizde küçük düşürücü bir şekilde duygu manipülasyonu yaratıyorlar. Bazen de yaptıkları diğer tacizlere küfür ettiğim zaman buna hafızamdan bir kesitle cevap veriyorlar. Bütün aşağılamaları ve zeka yetmeyince başvurulan zorbalıkları bir araya getiriyorlar. Mesela anlık bir örnek vereyim: Yaptıkları bir tacizden sonra onları ölmeleri için yalvarıncaya kadar döveceğimi söylüyorum. Dayak yediğim bir anıyı film şeridi gibi zihnime gönderdikten sonra “Böyle mi?” “Gel döv.” “İsyan etme buraya yüksel, gel burada döv.” gibi şeyler yapıyorlar. Bunun çok daha sinir bozucu veya rencide edici versiyonları da oluyor tabii…
  • Tüm sevdiklerimin, O’nun da zihin kontrolü altında olduğuna dair tacizler devam etti. Bu konu hakkında telegramcıların ifşa olup hak ettiklerini buldukları güne kadar fazla konuşmak istemiyorum. Yazarken bile cinnete benzer belirtiler içimde kıpırdanıyor. Eylül ayı ortalarında buldukları bütün duygu manipülasyonlarını kullanarak gece uyumamı engellediler. Bir panik duygusu, panik atağa, depresif hale benzer bir durumda bütün gece boğuşmamı zevkle izleyerek en şiddetli işkencelerden birini yaptılar.
  • Gün içinde %100 konstantrasyonla çalışmamı engellemeye yetecek kadar yaptıkları saldırıların dozunu arttırdılar. Bazen kalkıp 10-15 dk dolaşma veya uzanıp gözlerimi kapama ihtiyacı hissediyorum.
  • Ailemi, yakınlarımı, beni hasta etmeye, türlü aksaklık ve kazalarla başlarına musibetler salmak, hatta doğal gözüken olaylarla ölümlerine sebep olma gibi tehditler savurdular.
  • Zihin kontrolünü fark edişimi anlattığım yazıdan sonra geceleri çok ama çok şiddetli kaşıntı, yanma verip uyumanızı engelleyen fiziksel saldırıları daha sık uygulamaya başladılar. Yatağa yattığım bir gün 1 saat falan bu yanma hissiyle uyumaya çalıştım. Vazgeçip uyandığımda kollarımda, baldırlarımda kaşıntı ve yanmanın etkisiyle oluşmaya başlayan kızarıklıkları, hafif yaraları fark ettim. Sabah uyandığımda geçmişlerdi.
  • Bilmeyenler için söyleyeyim bu yanık hissi; sıcak bir nesneye dokunduğunuzda hissettiğiniz yanma gibi değil. Daha çok radyasyonun yarattığı bir pişmeyi andırıyor. Ya da enfeksiyona benzer bir şey, böcek sokmalarında sürekli rahatsız eden yanma hissi gibi… Mesela iki telefonun arasına elinizi koyduğunuzda bir sıcaklık hissedersiniz ya; onun derinizde tahriş yapacak kadar şiddetli halini düşünün, öyle bir şey…
  • Ve tabii bunların parça parça birleşimiyle “Seni basit bir trafik kazasıyla; hasta ede ede öldürürüm. Kimse de söylediğin şeyleri umursamaz. Unutulur gider hepsi.” gibi telegramcıların insani yönlerini, duygularını katarak yaptıkları, içerisinde insani zaaflar, sinirlenme gibi belirtiler içeren konuşmaları tehditler eşliğinde ilk kez gerçekleşti..:)
  • Aynı süre boyunca yemek yemeden önce hissettirilen mide bulantısı, yemek yiyeceğiniz sırada önünüzdeki böcek, dışkı, vs. pis bir şeymiş gibi verilen hisler sebebiyle birçok kez karnımı doyurup gereken besini almak için kendimi zorlamak durumunda kaldım.

İlerleyen günlerde günlükleri nakletmeye devam edeceğim. Sağlıcakla kalın. Zihin kontrolünü fark ettiyseniz lütfen iletişime geçmekten çekinmeyin.

 

ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK ETTİM? TÜM İNSANLARA UYGULANDIĞINI NASIL GÖZLEMLEDİM?

ŞÜPHELİ SÖYLEMLERİ BULUNAN T. HAKKINDA: ZİHİN KONTROLÜ İNCİRLİK ÜSSÜNDEN Mİ UYGULANIYOR?

ELEKTROMANYETİK ZİHİN KONTROLÜ NEDEN VE KİMLERE UYGULANIR? AMACI NEDİR?

Konuyla ilgili diğer yazılar

2 Replies to “Eylül Ayında yapılan telegram zihin kontrolü”

  1. merhabalar arkadaşım . Yaşadıklarımız bir çok insanda olduğu gibi benzerlik göstermekte. benim yaklaşık 6 yıl önce baş gösteren zihinsel sorunlar ile ilk yıllarda neler olduğunu anlamaya çalışmakla tam bir zombi gibi hayatımı sürdürdüm . Zira çok çalışkan başarılı ve sevilen bir kişiydim. Tabi bunların bir sebebi olmalıydı ,vardı benim hayatımda benden yaşça büyük ticari ve sosyal yardım projelerinde bir araya geldiğimiz bir kadının bana karşı duyduğu ilgiyi red etmek ile bu olayları yaşamaya başladım kadın kabala biliyor ve yanında pek zalim bir cin kabilesiyle ilişkide olan bir adam vardı cehaletin vermiş olduğu cesaret ile her ikisini güzelce korkuttum ama bu benim için karanlık günlerin başlangıcı oldu .. o enerji formundaki varlıkların bana yaptıklarını anlatmak ifade edemeyebilirim..resmen benimle karakterimle hayatımla oynuyorlardı kadın sihir büyü telegram konusunda tecrübeli olduğunuda öğrenmiş oldum .. bu süre içerisinde bir çok hacı hoca cinci gezdim bnim uğraşan cin kabilesinin çok kalabalık ve güçlü olduklarını söyleyip tedaviyi bitiremediler bende senin görmüş olduğun eziyetlerin benzerlerini onlar tarafından yaşatılmaktayım.. bir kaç gümüş levha üzerine çizilen özel desenler taşıyorum üzerimde hayır hatemi ve celcelütüye mührü birde salih memişoğlu isimli metafizik uzmanının verdiği muska yı taşıyorum şu an sosyal hayatıma dönmüş gibiyim tabi gün içerisinde meşgul olduğum esmalar dualar da var …. ben bu durumu cinlere ve sihire bağladım ve o kanaldan çözüm arıyorum .. ama belirtiler senkiyle aynı… ve çözüm kesiniklikle seninde dediğin gibi duygu yoğunluğu o enerjileri dağıtıyor. aşk , sevgi , yardımlaşma gibi… uzun hikaye umarım hepimiz kurtuluruz selametle.

    1. Merhabalar İbrahim Bey;

      Öncelikle işkencenin tam olarak ne olduğunu bilen bir kişi olarak büyük geçmiş olsun. Ve iyi dilekleriniz için de sonsuz teşekkür ediyorum.

      İşkence çektiğiniz süre boyunca telegram işkencesinin çaresini aradığınız başlıklar sizi mutlu hissettirdiyse ne mutlu, geçici psikolojik sıkıntının düzelmesi en önemli aşamalardan biridir. Ayrıca İstanbul’da oturuyorsanız veya konuşmak dertleşmek isterseniz istediğiniz zaman konuşabiliriz.

      Fakat tamamen iyi niyetle bilmeniz gerektiğini düşünerek belirtmem gereken bir şey var: Telegram zihin kontrolü sırasında düşük frekanslı elektromanyetik dalgalar kullanılır. Bu işkencenin cinlerle, görünmeyen boyutlarda yaşayan çeşitli canlılarla, hele ki kabala gibi spekülasyon ürünleriyle alakası yoktur. Yani televizyon, telefon, telsiz gibi cihazların çalışmasına benzer, bilimsel bir düzenekle karşı karşıyayız. Bu da demek oluyor ki; psikolojik durumunuz düzgün olsa ve hayatınıza devam etseniz dahi telegramcılar zihninizi istedikleri zaman manipüle ederler, manipüle etmeseler bile size hiçbir şey belli etmeden düşüncelerinizi rahatlıkla görmeye devam ederler. Teşekkürler…

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *