Eski Dost’un kinayeli mesajları ve hemen üzerine gerçekleşen bir hack girişimi…

Yazılarda sürekli bahsi geçen; farklı tutumlarla ve adeta farklı kişilikleri andırırmışçasına beni psikolojik açıdan yıpratmaya, tehdit etmeye çalışan Eski Dost ile ilgili çok, ama çok önemli bir olayı başlı başına bir yazının konusu olarak ele alıyorum. İçerik tam da gelecek yazılarda bahsedeceğim şüpheli siber vakaları içeren bir şekilde tehdit ve hackleme girişimini içeriyor.

Siteyi açmamın başlangıcında Eski Dost’un yorum kısmından bana “Sahtekar, itirafçı, ispiyoncu, paranoid şizofreni” gibi sıfatlarla attığı iftiralardan, bir yorumda sanki eve kapanan bir asosyalmişim gibi “Dışarı çık gez, bu işlerle uğraşma” gibi iyi davranma numaralarıyla, hemen ardından “Seni ömür boyu hapishanede ya da tımarhanede yatırtırım.” gibi tehditlerle yaptığı Gaslighting tarzındaki oyun denemelerinden bahsetmiştim. Yalnız itirafçı, ispiyoncu ne demekse onu tam olarak anlayamadım… Ortada itiraf edecek bir şey mi var ki?…

Hemen akabinde de söz konusu kişi iyi davranır gibi yapıp, kullandığı kelimeler ve üslupla beni dinleyip takip ettiğini ima eden normal, dostane ama zorbalık yapan mafya özentiliği yapmıştı. (Öldürdüğü kişinin cenazesine gitme modeli gibi) Bunu da söylemiştim. Günlüklerimden “1 Mayıs” yazısına tıklayarak olayı hatırlayabilirsiniz.

Cahil insanları kandırır gibi yapılan bu tipik çakallık denemelerinden sonra kendisi yazı yazdığım websitelerinden biriyle ilgili söylemlerde bulunmaya başlamıştır. Tarih 16 Haziran 2017; “Sitelerdeki falan yazılardaki teliften dolayı başın ağrıyabilir. Bu önemli bir sorun.” “Falan uygulamasından dolayı websiteleri şöyle böyle uygulamalar yapıyor, yoksa kapanma veya engelleme kararıyla karşı karşıya kalıyor.” gibi mesajlar. Birkaç hafta öncesinde sistematik bir şekilde sinir bozmaya çalışan adam, gelip olaylar hiç olmamış gibi websitesiyle ilgili tavsiyelerde bulunuyor. Bu tavsiyeleri de sözüm ona tavsiye ayağına mide bulandırmak “Aman dikkat et bak sitenin başına bir şey gelmesin” kıvamında yapıyor. Geçmişten bu yana yaşanan değişime bakıp “Bu çocuğu kendilerine fena benzetmişler.” dedim içimden…

Neyse; 16 Haziran 2017’de başladı bu. Sonra temmuz ayının başında da telif hakkı gibi olmadık sorunlar yerine “Hostingi yurt dışına taşımanı tavsiye ederim”, “Türkiye’dekilerin başı belaya girebiliyor” gibi mesajlar gelmeye başladı. Biri hukuki süreci, diğeri ise güvenliği içeren iki dalga…

Temmuz ayında bu mesajlar geldi ki 12 Temmuz 2017 günü Hosting şirketinden bir mail aldım: “Siteniz saldırı altındadır. Gereken önlemler alınmış ve tedbir için hostinginiz yurt dışı paketine taşınmıştır.” Kısa bir mailleşme ve uğraştan sonra siteyi eskisi gibi hizmete sokmayı başardık. Olayın üzerine gitme şansı için müşteri hizmetleriyle epey bir konuştum. Saldırının yurt dışından gözüktüğünü, muhtemelen bir DDOS saldırısı olduğunu ve izini sürmenin imkansız olduğunu söylediler. Zaten malum sebeplerden ötürü kayıt da tutmuyorlarmış. Tabii son mesajı bir iki gün öncesinde gelen söz konusu işittirmelerin farkında olmakla beraber, kendisinin eskiden üstünkörü bahsettiği bazı şeyler de aklıma bir bir tekrardan gelmeye başladı.

Sorunu hallettik ve sorunsuz bir şekilde çalışmalara devam ettik. İnsanlık onuruna, özel hayatın gizliliğine kast eden zihin kontrolcüleri, siber zorbaları avlama sürecinde faydalı bir vaka olması dileğiyle…

ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK ETTİM? TÜM İNSANLARA UYGULANDIĞINI NASIL GÖZLEMLEDİM?

ŞÜPHELİ SÖYLEMLERİ BULUNAN T. HAKKINDA: ZİHİN KONTROLÜ İNCİRLİK ÜSSÜNDEN Mİ UYGULANIYOR?

ELEKTROMANYETİK ZİHİN KONTROLÜ NEDEN VE KİMLERE UYGULANIR? AMACI NEDİR?

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *