Algı yönetiminde verilmek istenen mesajın açık ve net olması

Algı yönetiminin tanımından bahsettiğimiz ilk tarihler sonrasında algı yönetiminde dikkat edilmesi gereken hususlara farklı başlıklar halinde değinmiştik. Bütün bunları belirtirken de birincil amacımızın Telegram mağdurlarının işin psikolojik kısmıyla ilgili bilgilenip direnç kazanması olduğunu, ikincil amacımızın da her konuda tarafsız, hem iyi hem kötü yönü aktararak sitedeki konuların etik dışı kullanımını önlemek için mücadele etmek için olduğunu belirtmiştik. Amaçlarımızda ve ulaşmak istediklerimizde değişen bir şey yok. Kaldığımız yerden devam ediyoruz. Eski yazıları okumak için linklere tıklayabilirsiniz:

Şimdiki konumuz; kitle yönetimin yaparken etki altına alınması istenen milyonlarca insana hitap edebilmenin önemli katkılarından biri: Verilmek istenen mesajı açık ve net bir şekilde vererek algı yönetimi yapmak. Tekniğin aktarılması yönünden açıklanacak o kadar fazla bir şey yok aslında. Birçok farklı cümleyle aktarabilirsiniz. Algı yönetimi yaparken insanlara karmaşık, akademik fikirler empoze etmeye çalışılmaz. Bunun yerine bilinçaltımıza, yani beynimizin alt katmanlarına etki edecek basit, etkileyici ve motive edici unsurlar kullanılır. Zaten bu teknolojik imkanlarla, basın-medya yoluyla uygulanan tekniklerden önce hitabetin de altın kuralıdır. İnsanlar; binlerce kişinin katıldığı mitinglerde karmaşık cümleler, açık oturumlarda tartışılması gereken fikirler öne sürülmesini istemezler. Orada basit ve heyecanlandırıcı cümlelerle motive olmak isterler. Bu yüzden de insanlar, kendilerini heyecanlandıran ve duymak istedikleri şeyleri söyleyenlerin peşinden giderler.

Hitabet ve algı yönetiminden olması gereken yalınlığa iki örnek vermek isterim. Birincisi, izlediğim yabancı dizilerden birinde geçiyordu: Rome…

Marcus Antonius ve Brutus iki rakip olarak meydanda konuşmalar yapar. Asker kökenli, okumamış, tezcanlı, biraz narsist ama iyi yürekli Antony, insanlara basit cümlelerle, onlara yakınlık kurarak fikirlerini anlattığı için beğeni toplar. Marcus’un tam tersine çelimsiz bir entellektüel, halkla kaynaşmasını bilmeyen, kibirli ve gösterişli konuşmaları seven Brutus ,se kritik bir hata yaparak konuşmalarında bol bol entellektüel başlıkları, karmaşık meseleleri karıştırır. Bu da halkın onu anlamamasına ve dolayısıyla beğeni toplayamamasına sebep olur.

Basit bir şekilde anlatmaktan bahsederken entellektüel fikirlerin gereksiz olduğu gibi bir yanılgıya düşülmemelidir. Entellektüel fikirler, entellektüel ortamlarda kalması gereken, heyecanlı konuşmalarla kullanıldığında abdürt bir durum ortaya çıkaran fikirlerdir. Bilim insanları ve akademisyenler kesinlikle bu kitleye dahil değildir. Onlar bir ülkenin en kutsal ve en saygı duyulması gereken meslek gruplarından biridir. Entellektüellerden kasıt, elit ve dar camialarda biraz kasıntı muhabbetler yapmayı seven kesimdir. Fular falan... Ve onların o devasa evrenlerini halk anlamaz. Neden? Çünkü halkın başka öncelikleri vardır. Kibariye’nin sözüyle bitirirsek: “Entel de insandır”..:)


Bir diğer örnekse yine Naziler döneminden. Uzun uzun açıklamadan önce sloganı söylüyorum, biraz üzerinde düşünün: Çalışmak özgürleştirir.

Tabii düşünmediniz ve okumaya devam ediyorsunuz. Ama gerçekten de öyle değil mi? İnsan çalıştıkça daha yüksek standartlara erişiyor. Yapabileceği şeyler artıyor, vs. vs. Ha bir de arzularının, varlıklarının kölesi olmak var. O bambaşka bir felsefi mesele.. Bir de miras denen saçmalık sebebiyle doğuştan sınırsız özgürlüğü bulunan moronlar da var. O apayrı bir mesele…

“Arbeit Macht Frei” Çalışmak özgürleştirir. Tabii bu sloganı çalışma kamplarında kullanarak cani emeller için manipülasyon yapmayı da ihmal etmemişler…

Şimdi Naziler’in bu “Çalışmak özgürleştirir.” sloganını şöyle aktarmaya çalıştıklarını düşünün: “Falanca endeksine bağlı olarak ve GSYH’deki hareketlenmeler sonucu kritik seviyeye gelen enflasyon, Alman Mark’ını diğer ülkelerin döviz kurları karşısında zor duruma sokuyor. Üretim düşüşüne bağlı larak ülkeye ithal edilen mallar cari açığı sürekli olumsuz etkiliyor...”

Gram heyecanlandınız mı?…  Şu cümlelerde anlatılan şey ne demek? Kısaca; üretim yok. Paramız değersizleşti ve rakiplerin egemenliği altına giriyoruz demek… Özgürlüğümüzü kazanmak için gece gündüz üretip ihraç etmeliyiz demek.

İşte; bunu hem devletlerin hayatı hem de kişisel yaşantımız için uyarlanabilecek şekilde herkese zekice aktarmış Naziler: “Çalışmak özgürleştirir.” Bu kadar basit…

Eğer devlete daha çok üretim yaparsanız geliriniz artar. Daha iyi beslenirsiniz. Daha çok seyahat etme özgürlüğünüz olur. Ama çalışamazsanız daima emir alan, rahat nefes alamayan sürünün bir üyesi olursunuz. Ne kadar derinden etkileyen bir cümle değil mi? “Çalışmak özgürleştirir.” Valla ben çok etkilendim… 


İşin özeti sevgili okurlar. İster hitabette, ister gazete, TV reklamlarında, ister Billboard’larda olsun; binlerce kişiye yönelik yapılacak algı yönetimi 2-3 kelimeden ibaret, tartışmaya mahal vermeyecek şekilde olmalıdır. Okuyan insan “Vay be, adam doğru söylüyor.” demelidir.

ELEKTROMANYETİK ZİHİN KONTROLÜ NEDEN VE KİMLERE UYGULANIR? AMACI NEDİR?

TELEGRAM ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK EDEBİLİRİZ? BELİRTİLERİ NELERDİR?

ŞÜPHELİ SÖYLEMLERİ BULUNAN T. HAKKINDA: ZİHİN KONTROLÜ İNCİRLİK ÜSSÜNDEN Mİ UYGULANIYOR?

BİRİNCİ YAZI: ESKİ DOST, SİBER TACİZLER VE ZİHİN KONTROLÜNÜN AYAK SESLERİ

İKİNCİ YAZI: ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK ETTİM? TÜM İNSANLARA UYGULANDIĞINI NASIL GÖZLEMLEDİM?

Konuyla ilgili diğer yazılar

2 Replies to “Algı yönetiminde verilmek istenen mesajın açık ve net olması”

  1. zihin kontrolü somut bir gerçektir. zihin kontrolü kurbanlarının yaşadığı deneyimler belli akıl hastalıklarının belirtileriyle benzeşse de bunların aralarında farklar vardır. düşünce okuma, düşünce yerleştirme, rüyaya girme, davranış yönlendirme duygu etkileme gibi yöntemlerin varlığı insanlara şaka gibi geliyor ama ne yazık ki hepsi doğru ve hiç bir suçu olmayan insanlara da uygulanmaktalar. bir kişiye zihin kontrolü yapmakla onu öldürmek arasında hiç bir fark yoktur. mahremiyet ihlalinin en ileri noktası. insanoğlunun maruz kalabileceği en ağırpişkinlik. haysiyetsizliğin dibi.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *