Algı yönetimi nasıl yapılır? Nelerden yararlanılır?

Çağımızda en çok duyduğumuz kavramlardan biridir algı yönetimi. Bazen bir komplo teorisi, bazen gerçekleşmesi gayet olağan bir yaklaşım şeklinde karşımıza çıkar. Ama kesin olan bir şey varsa bundan on yıllar öncesinden beri algı yönetiminin üst makamlarda önemli bir konu olarak kabul edildiği, sistematiğe oturtulmuş çalışmalarla üzerinde durulduğudur. Tahmin edeceğiniz gibi ABD Ordusu’nun gizli kapılarından çıktı bu kavram…

Algı yönetimini ayrıntılı olarak ele almamızın bir diğer nedeni de Telegram işkencesiyle çok yakından ilişkili olmasıdır. Hapiste tecrit altında bulunan bir insana uygulanan Telegram daha farklıdır. O; fiziksel ve psikolojik saldırılarla beraber bir kişiliği parçalama, bir beyni işlevsizleştirme harekatıdır. Dışarıda sivil insanlara uygulanan telegram işkencesi ise algı yönetimiyle beraber çalışır. Yani algı yönetiminin dışarıda yarattığı ortam, etrafınızda sürekli işlenen konular, haberler telegramcı ruh hastalarına en çok yardımcı olan etkenlerdir. Tek başına Telegram yeterli olmaz mı? Öyle ya bazılarınız soruyor olabilir: “Ulan madem bu telegram senin anlattığın kadar var. O zaman niye etrafta o kadar şeye para harcıyorlar? Doğrudan beynimize girip kontrol etseler ya?” diye…

Arkadaşlar; öncelikle ben telegram denen cihazı hiç görmedim. Görmüş olsam burada böyle ses uyandırmaya çalışmaz doğrudan olayı çözerdim zaten. İkinci olarak; telegramın zihninizde yarattığı etkileri beyin öyle hemen kabullenmez. Doğrudan kafatasına ses gönderen (Voice to Skull) bir yöntemle çalıştığı için beyniniz bu sesi, düşünceyi duyduğu sırada anlamsız birtakım tepkiler verir. O beyni taşıyan kişi olarak bunu siz de fark edersiniz. Yani; haberi olması istenmeyen insanlara yapılan telegramın dozu fazla abartılırsa bir süre sonra insanlar kendilerine ait olmayan sesler, düşünceler, resimlerden dolayı bir şeylerden şüphelenmeye başlarlar. Psikiyatri klinikleri o kadar kişinin hasta olamayacağı sayıda insanla dolup taşar. Sonuçta da ortalıkta bir şeyler döndüğü anlaşılır. Bunun yerine size klasik reklam-pazarlama-propaganda odaklı bir algı yönetimiyle beraber hafif dozda telkinler gönderirlerse, işte bunu kimsecikler fark etmez. Milyonlarca kişilik kitleler telegramcıların istediği yönde fikirler edinmeye devam eder.

Haberlerde ve internette her saniye devam etmekte olan algı yönetiminden bahsetmiyorum bile. Buralara girersek işin içinden çıkamayız. Ayrıntılarda boğulup kendi kendini tatmin eden komplo teorisyenlerine döneriz. Eğer ki basit bir bilgi edinmek ve kendi savunmanızı güçlendirmek istiyorsanız şu kadarı size yeter: Evet, haberlerden izlediğiniz dizilere ve programlara, takıldığınız sitelerden dinlediğiniz popüler şarkılara kadar her saniye algı yönetimine maruz kalıyorsunuz. Üzgünüm; bunu birkaç yerde gördüğünüz bazı sembollerden anlam çıkararak ya da bazı olayların birbiriyle olan ilişkisini irdeleyerek çözemezsiniz. Algı yönetimine karşı dirençli olmanın en önemli şartı: Popüler akımlara hemen kapılmadan düşünüp sorgulamak ve kendi hayat görüşlerinizde iradeli olup kararlı adımlar atmaktır. Eğer yaşadığınız hayatı gerçekten benimsiyorsanız İlluminati vücut bulup karşınıza gelse yine sizi yolundan saptıramaz. Yok zaten fikirleri zayıf bir insansanız… Geçmiş olsun…:)

Eğer hayatınız konusunda yeterli iradeye sahipseniz. Şimdi sıra algı yönetimiyle ilgili yüzeysel bilgi edinmeye gelmiş demektir. Bakın tekrar söylüyorum; hiçbir yazımda oradan buradan bulunan üçgen figürlerinden göz resimlerinden yararlanarak spekülasyonlar yaratmayacağım. Sadece, bilmek isteyenlere algı yönetiminin genel hatlarıyla nasıl işlediğinden bahsedeceğim. Kitlesel bir algı yönetimini fark etmenizi kolaylaştırıp, kendi fikirlerinize daha sağlam tutunmanız için katkıda bulunmaya çalışacağım. Eğer bir telegram mağduru olduğunuza eminseniz bu; çevrenizdeki akıl oyunlarına karşı dirençli olmanızı da sağlayacaktır.

Peki nasıl yapılır bu kitle yönetimi, ya da algı yönetimi? Nelerden yararlanılır? Hangi unsurlar daha çok dikkat çeker? Önce ABD Savunma Bakanlığı tarafından yapılan algı yönetimi tanımına bakalım:

istihbarat sistemlerinin ve liderlerin resmi tahminleri, dış ilişkileri ve resmi eylemlerini etkilemenin yanında, toplumların duygularını, motivasyonlarını, etkilemek amacıyla yapılan yayınlar ya da seçilen bilgileri ve göstergeleri inkar etme eylemidir.” kaynak: wikipedia

Algı yönetimi nedir?” adlı yazımızı da temel bilgiler açısından okuyabilirsiniz.

Tanımına dikkatli bakacak olursak algı yönetiminde bazı önemli hususlar vardır. Mesela toplumsal duyguları ve motivasyonları etkilemek kısmı… Kitle yönetimi uygulanmak istenen bir toplumun ya da bütün bir ülkenin sahip olduğu değerlerin dikkatlice incelenmesi gerekir. Buna söz konusu topluluğun kutsal saydığı değerlerden tutun da genel karakteristik yapısı, milletçe yaşadıkları tarihi acılar ve sevinçler, taşıdıkları nefretler, duygusal tepki vermelerine sebep olan olaylara kadar her şey dahildir. Dolayısıyla algı yönetimi yapmadan önce hedef kitlenin sosyo-kültürel, sosyo-ekonomik parametreleri iyice saptanmalıdır ki, plan devreye girdiğinde ters tepki vermesin. Hedef topluluğun adetlerine ters, onlar tarafından ayıp sayılan bir şeyi farkında olmadan uygulamaya çalıştınız diyelim, bir faciaya sebebiyet verebilir…

Bunu nasıl yaparlar? Tabii ki hedef insanlar üzerine yapılmış akademik çalışmalar ve aralarında bulunan ajanlar yardımıyla… Ben burada akademik çalışmaların geniş çerçeve açısından daha önemli olduğunu kabul etmekle beraber, hedef kitlenin içinde bulunan ajanların daha etkili olduğunu düşünüyorum. Çünkü araştırıp okuyarak bir milletin tarihte yaşadığı acıları öğrenebilirsiniz. Ama onlardan biri gibi olmadan bunu nasıl hissettireceğinizi bilemezsiniz.

Peki bu toplumsal değer yargıları ışığında algı yönetimi nasıl devreye sokulur? Plan kabaca şu şekilde:

  • Hedeflenen süre dahilinde halka yönelik propagandanın, medya ve reklam faaliyetlerinin, toplumsal duygularını tetikleyici faaliyetlerin, varsa subliminal mesajların, hepsinin çok ayrıntılı planı yapılır. Bu kısım reklam ve pazarlama ile gerçekten benzerlik göstermektedir. Mesela pazarlamacılar için yazılan müşterileri ikna etme kitaplarında önerilen taktiklerle algı yönetiminin uygulanışı arasında birçok benzerlik bulacaksınız. Birini kişisel bazda, diğerini kitlesel bazda düşünebilirsiniz.
  • Yapılan plan adım adım uygulamaya konur. Uygulama sırasında ortaya çıkabilecek doğaçlama problemlere karşı aynı makamlar çalışmaya devam etmektedir. Gerekirse planın bazı kısımlarında değişiklikler yaparak bu sorunları da giderirler ve toplum mühendisliği tüm hızıyla devam eder.

Bunları devreye sokmalarını sağlayan mekanizmalar nelerdir? Kitle yönetimi yazılarının satır aralarında sık sık bahsediyoruz zaten. Medya kuruluşları, siyasi propagandalar, gündem belirleyiciler, izlediğiniz diziler ve programlar, hepsi... Bunların bazıları siyasi emeller uğruna bir algı yönetiminde daha işlevsel olurken; bazıları ise kültürel yönde çalışır. Yani algı yönetimi, nesiller boyunca insanların kültürel değerlerini değiştirmek ve bunu direnişsiz bir şekilde yapmanın en kazançlı yollarından biridir aynı zamanda.

Bu yüzden kitle yönetimine veya telegramın akıl oyunlarına karşı durmak isteyenlere vereceğim özet şu şekildedir:

  • Kendi milliyetinizin hassas noktalarını, kutsal değerlerini ve onda motivasyon yaratacak konuları iyi bilin.
  • Çevrenizdeki yayın organları; o sıralarda alınan siyasi kararları sizin ait olduğunuz milletin hassas değerlerine bağlamaya çalışıyorsa büyük ihtimalle bu bir algı yönetimidir. Mesela bugünlerde Meksika sınırına örmek istediği duvarla gündeme gelen ABD; bunu tıpkı Amerikan halkının motive olacağı şekilde ABD’nin eski muhteşem günlerine dönüşünün, göçmenlerin toplumdaki huzuru bozmasını engellemenin bir basamağı olarak göstermektedir. Gerçek amaçlardan bahsetmiyorum bile…
  • Çevrenizdeki bütün giyim şirketleri, bütün eğlence sektörü elemanları belli başlı bazı konulara dikkat çekmeye çalışıyorsa; sanki hepsi bir odada toplantı yapmış da orada alınan kararlar neticesinde hareket ediyormuş gibi ürünlerden reklamlara kadar benzer ana temaları görüyorsanız, büyük ihtimalle kültürel bir algı yönetimiyle karşı karşıyasınızdır. Buna verilecek en güzel örnek sık sık değişen moda akımlarıdır. Gençlerin müzik tercihlerinden eğlence anlayışına kadar yapılan propagandalar da toplumun ahlaki normlarını değiştirmek için en kilit noktalardan biridir.
  • Şu iki maddede algı yönetiminin siyaset ve pazarlama ile olan ilişkisini rahatlıkla sezebildiniz değil mi? İşte bu sınırı saptamak gerçekten zordur. Çünkü kitle yönetimi; siyaset ve pazarlama sanatı ile epey ilişkili bir olaydır. İşte bu sebeple de Düşünce Polisi’nin dikkat çekmek istediği hususlardan biri olan “Algı yönetiminin etiği” ortaya çıkmaktadır. Sıradaki yazılarda değinmeye devam edeceğiz.
  • Eğer bir telegram mağduru iseniz; çevrenizde herkesin sizin hakkınızda her şeyi bildiğine yönelik sesler ve imalardan tutun da, size hafızanızda bulunan, sadece sizin bilebileceğiniz zayıf yönlerinizi hatırlatacak türlü türlü şeyler ortaya çıkartırlar. Amaç sizin psikolojik direncinizi kırmak, her şeyin onların kontrolünde olduğu, sizin onların bir oyuncağı olduğunuz şeklinde algı yönetimi yapmaktır. Ondan sonrasında alacağınız kararları da sanki onlar sizi öyle yönlendirdi diye almış gibi blöfler yapmaya devam ederler. Böylece sizi iradenizden şüphe duymaya başlamanızı amaçlarlar. Buna bir aile bireyinizin ölümü de dahil olabilir, geçmişte vicdan azabı duyduğunuz bir olay da olabilir, eski bir gönül işiniz de olabilir…
  • Çözüm: Hafızanıza ulaşıp, her şeyinizi dinleyip bazı zorlayıcı şeyleri önünüze getirebilirler evet. Yani onlara ulaşan ve onları bilen birileri var, üzgünüm… Ama etrafta yaptıkları abartılı dramalara aldırmamak; düşüncelerinizde mahreminize kadar her şeyinizi görüyor olmalarına alışarak hayatınıza devam etmek gereklidir. Olayın insanlık üzerinde yarattığı korkutucu etkiye, kitlesel, büyük deneye odaklanmak sizi işin aslına daha da yaklaştıracaktır. Sizi zayıf noktalarınızla boğmaya, kısır döngüye sokup hayatta başarısız yapmaya çalışırlar. Hem şimdi, hem de 4-5 senedir üzerimde uygulananların ana hattı buydu. Yeni aldığınız kararları da tamamen kendi iradenizle alıyorsunuz merak etmeyin. Onlar sizin geçmişiniz ve şu anki düşünceleriniz hakkında bilgi sahibi oldukları için, ya yaptığınız seçime hemencecik bir senaryo uydurup şovlarını yaparlar. Ya da yapacağınız muhtemel seçimleri analiz yöntemleriyle belirlemiş olabilirler. Bunu da sizin direncinizi kırmak için anlattığım gibi uygularlar. Yani sorun kökten çözülünceye kadar geçmişten gelen hayaletleri görmezden gelmek, hayatınıza devam edip mesleğinizi icra etmek şarttır. Aksi halde çok kötü yönlere doğru ilerlersiniz. Ben son anda kurtuldum…

Evet arkadaşlar. Şimdilik bu kadar. Yorumlarınızı ve görüşlerinizi belirtmekten lütfen çekinmeyin. Gelecek yazılarda görüşmek üzere…

 

 

 

 

ELEKTROMANYETİK ZİHİN KONTROLÜ NEDEN VE KİMLERE UYGULANIR? AMACI NEDİR?

TELEGRAM ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK EDEBİLİRİZ? BELİRTİLERİ NELERDİR?

ŞÜPHELİ SÖYLEMLERİ BULUNAN T. HAKKINDA: ZİHİN KONTROLÜ İNCİRLİK ÜSSÜNDEN Mİ UYGULANIYOR?

BİRİNCİ YAZI: ESKİ DOST, SİBER TACİZLER VE ZİHİN KONTROLÜNÜN AYAK SESLERİ

İKİNCİ YAZI: ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK ETTİM? TÜM İNSANLARA UYGULANDIĞINI NASIL GÖZLEMLEDİM?

Konuyla ilgili diğer yazılar

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *