9 Şubat 2017 saat 01:32 – Telegram şimdi de fakirlik ve adalet üzerinden saldırıyor

İşkence günlüğüne iki gün arka arkaya yazdığım nadir zamanlardan biri. Sanırım savcılık işlemlerine başladığımdan olacak, telegram sık sık tacizlerine devam ediyor. Siberi katmıyorum bile… Son birkaç gündür onlara olağan hayatım dışında pek bir veri vermedim.

Son birkaç gündür sürekli saldırdıkları bazı noktalar var ve ben bunlara anlam vermiş değilim. Beni meşgul olduğum işten alıkoyup günlüğümü yazmaktan başka bir şeye yaramıyor. Ayrıca çamurdan altın yaparcasına kendimle ilgili bir gerçeği keşfettim. Günlerdir bildiğiniz gibi tek aşkım ve onun hakkında yapılan saldırılarla rahatsız ediyorlardı. Direk kafamın içinde. Tekrar değinmek istemiyorum. Şimdiyse yapılanlar şu şekilde.

Kendi işine baksan umursamazsın.”

Seni zengin yaparız.” (5 senedir telegram olmasa kendi çabamla daha iyi durumdaydım mk. Bundan sonrasında yapacağım çalışmaları da kendisi vesile olmuş gibi parazitlik yapacak Allah’ın köylü çakalı doktoru)

Bu tacizleri yapıyoruz ama özel hayatın, kişisel alanın umrumuzda değil. Telegram hakkında çalışma. Kendine normal bir hayat kur.

Hem zihin kontrolün hem de siber zorbalığın peşini bırakacağım. Hem de ona buna hiçbir şeyden haberi olmayan yakınlarımın beyinlerini mahvettireceğim. Özelini sergileteceğim. Zekaya bak… Artık gülüyorum ama neyse…

Şimdilerde ise daha farklı bir yol seçtiler. Benim yoksulluğu ve emeğin değerini görmüş olmamla, hayatta pek çok şeyden mahrum kalmaktan dolayı içimde olan ukteyi (aynı kaderi paylaştığım herkeste olduğu gibi) birleştirip, adalete ve ekonomiye dair olan fikirlerimle zorlamaya çalışıyorlar. Mesela “Sana para lazım. Hepsini çözer.” “Evlen hiçbirini takmazsın” gibi manipülasyonlardan tutun da fakirlik çekmiş bir insanın sahip olabileceği doğal mahrumiyetler, dezavantajları kullanarak alay etme çabasına giriştiler.

Anlamadığım nokta şu:

  1. Kaç gündür neden “Kişisel çemberin umrumuzda değil. Özel hayatın bizi ilgilendirmiyor.” şeklinde, bir de bunu “beynime yabancı sesler göndermek suretiyle” yapıyorlar? Durumun hiçbir şey değiştirmeyeceğini, telegram zihin kontrol sorunu çözülmedikçe kimseyi bu b.ka bulaştırmayacağımı, beyin kimyamı ve çevremdekilerinkini alt üst etmelerine izin vermeyeceğimi bilmiyorlar mı? O zaman neden?
  2. Tek aşkımla ilgili şeyler beni pek çok kez çıldırtıyor. Bunda gurur yapmam. Böyle şeylerin gururu, erkekliği olmaz. Uzunca bir süre kendime gelemediğim olmuştu işkencenin başlarında. Ama benim özel hayatım, geçmişim üzerinden, benimsememde fakirlik ve borç görmüş olmamın etkisi olan sosyal yaşantıya, hayat felsefesine bulaştıkları zaman çıldırmıyorum. Bildiğiniz s.klemiyorum yani. Bir insanın bir fikri neden edinebileceği, bir davranışı neden sergileyebileceğini rahatça anlayacak kadar insan sarraflığım ve psikoloji merakım vardır. Kendi kendimi bile çözümleyebilirim. Ama bu; beni ifade eden şey olmuş. Bir saldırı yediğim zaman oturup adaletsizliğe ağlamak aklımdan bile geçmiyor. Karşı hamle yapacak gücü kendimde buluyorum. Demek ki bu yaşıma kadar hiçbir patronun g.tünü iki gram makam için yalamamış olmam bende bir soru olduğunun göstergesi değil. Zaten hiçbir zaman bu sistemin verdiği sadakalarla beyaz yakalı bir orta sınıf olup da egomu tatmin etmek istemedim. Yani, normal hayatında böyle düşünen bir insanı kobay olarak kullandınız. Bir de yaptıklarından sonra sana mı eyvallah diyeceğim androjen doktor?…

Ben buyum. Sevdiğime dünyanın en temiz, en el bebek gül bebek büyümüş insanı kadar duyduğum sevgi ile hayata ve sisteme karşı duyduğum o varoşumsu öfke eşit seviyededir.

Bu arada; iki gündür kendisi “Ben yaşlıyım.” “Ben gencim” “Senin yaşındayım.” “Abinin yaşındayım.” şeklinde savlarla da beni sınamaya çalışıyor. En son bağıra bağıra “Gencim. Bunları yapıncaya kadarki hayatımı da çalışmadan, refah içerisinde yaşadım.” dedi. Aklınca karşımda genç, zengin ve sömüren bir figür yaratacak da bütün aşk onurumun aşağılanması ve hayat görüşlerim üzerinden beni daha da küçük düşmüş hissettirmeye çalışacak.

Benim yıllar sonra hayattan alacağım en büyük zevklerden birinden mahrum kalmamak için tek dilediğim; o vakitte bunamamış ya da ölmemiş olman.. Ayrıca hatırlatırım; benim 7-8 yıllık en iyi arkadaşım, İstanbul’un zenginlerinden olan eski dosttu. Bireysel yaşam söz konusu olduğunda herkes gibi biriyim. Bu algı yönetimin bana sökmez. Ama konu sosyal adaletse fark etmez. Her türlü sorgularım, gerekirse de sağlam giydiririm.

Gün içinde de dışarıdaki spor, çarşı, ev rutini devam etti. Bu aralar böyle, bakalım ne olacak…

ELEKTROMANYETİK ZİHİN KONTROLÜ NEDEN VE KİMLERE UYGULANIR? AMACI NEDİR?

TELEGRAM ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK EDEBİLİRİZ? BELİRTİLERİ NELERDİR?

ŞÜPHELİ SÖYLEMLERİ BULUNAN T. HAKKINDA: ZİHİN KONTROLÜ İNCİRLİK ÜSSÜNDEN Mİ UYGULANIYOR?

BİRİNCİ YAZI: ESKİ DOST, SİBER TACİZLER VE ZİHİN KONTROLÜNÜN AYAK SESLERİ

İKİNCİ YAZI: ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK ETTİM? TÜM İNSANLARA UYGULANDIĞINI NASIL GÖZLEMLEDİM?

Konuyla ilgili diğer yazılar

One Reply to “9 Şubat 2017 saat 01:32 – Telegram şimdi de fakirlik ve adalet üzerinden saldırıyor”

  1. ergenekon davaları sırasında da zihin kontrolünden bahsedilmiş. doç. dr ümit sayın hem tutuklu hem zihin kontrolü uzmanı olarak savcıya ifade vermiş. dr. ümit sayın’ın eskiden acikistihbarat.com’da yazdığı ama bu siteden kavgalı bir şekilde ayrıldığı da biliniyor.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *