48. Davos zirvesi katılımcılarından Cüneyt Zapsu; zihin kontrolünden söz ediyor!….

48. Davos zirvesi katılımcılarından olan Cüneyt Zapsu; Bloomberg HT kanalı ile yaptığı röportaj sırasında klasik ekonomik ve iktisadi gündem dışında değinilen çok önemli konulardan bahsediyor. Zihin kontrolü; insan zihninin mahremiyeti, gelecekte ülkeler halinde değil, tüm dünya olarak bazı elitler tarafından ve robotlaştırılmış köleler halinde yaşam süreceğimiz bir gelecek gibi hakkında konuştuğu konular; telegram zihin kontrol mağdurları başta olmak üzere konuya duyarlı olan tüm vatandaşları umutlandıracak cinsten…

Zihin kontrolünden böyle kamuya açık ve herkesçe bilinen çevrelerde dile getirilmesi; insan zihnine kast eden bir geleceğe hazırlanılmasına dair sözcüklerin nüfuz sahibi insanlar tarafından dillendirilmesi mağdurların birer deli olmayıp üzerlerinde deney yapılıp hayatları çalınan masum insanlar olduklarının fark edileceğine dair iyi bir işarettir bence. Önemli olan kısım zihin kontrolünün hiç olmadığı kadar ciddiye alınıyor olmasıdır.

Telegram zihin kontrolüne maruz kaldığını, elektromanyetik manipülasyonlar yaşadığını söyleyen insanları ciddiye almayan ruhu satılmış bencillere ve konunun bilimsellikle alakası olmadığını, kainattaki tüm bilgiye vakıf olduğunu sanan çok bilmişlere önemle duyrulur!….

Konuyu ilk defa duyan insanlar; zihin kontrolü var olan bir gerçekliktir, her geçen gün daha berrak bir şekilde ifşa olacak ve varlığı bilinecektir. Ama bunun iş işten geçmeden gerçekleşmesi sizin elinizdedir.

Zapsu’nun konuşmasının bir kısmı şu şekildedir:

“Dünya Ekonomik Forum siyasi bir sirk değil sadece. 90’ların başında ilk geldiğimde kök hücre konuşuluyordu, 15 sene sonra dünya konuşulmaya başlandı… Bu sene dikkatimi çeken, beni de rahatsız eden bir konu… Prof. Harari’nin oturumuna girdim, bazı notlar aldım… Çok değil, 15-20 yıl sonra insanların bambaşka bir cins haline gelme durumu var. Şu an son insan jenerasyonu… Bizden sonraki jenerasyon bağımsız olarak yaşayamayacaklar… Küçük bir elit grup idare edecek insanlığı, sadece memleketleri değil… Bağımsız düşüncelerini kaybetmiş bir insanlıktan bahsediyoruz… Beynimiz hacklenmeye başlandı bile. Beyin dalgaları bir takım biyometrik sensörlerle ölçülmeye başlandı. Bunlar elektrik akımına çevrilerek analiz edilmeye başlandı. Sizin ne düşüneceğinizi, birini gördüğünüz an nasıl reaksiyon vereceğinizi anlamaya başladılar… Kurtulmanın imkânı yok. Siz akıllı telefon kullanmasanız bile yanınızdaki kullanıyor. Veriler ışık hızıyla depolanıyor… Bundan sonra, bu biyoteknolojinin sahipleri bizi yönlendirecekler. Ne yiyeceksin, ne içeceksin… Prof. Harari Kudüs’te Hebrew Üniversitesi’nde. Buna rağmen enteresan bir şey söyledi. Şu anda İsrail hükumeti, her canlıyı, sadece insanlar değil, 24 saat 365 gün kontrol altında tutuyor. Bunu İsrail dışında, bu işin ne kadar önemli olduğunu anlayıp bir kontrol hâline getiren bir de Çin var… Batı’da bunu belki devletler yapmıyor ama şirketlere hiç bakan yok…”

ELEKTROMANYETİK ZİHİN KONTROLÜ NEDEN VE KİMLERE UYGULANIR? AMACI NEDİR?

TELEGRAM ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK EDEBİLİRİZ? BELİRTİLERİ NELERDİR?

ŞÜPHELİ SÖYLEMLERİ BULUNAN T. HAKKINDA: ZİHİN KONTROLÜ İNCİRLİK ÜSSÜNDEN Mİ UYGULANIYOR?

BİRİNCİ YAZI: ESKİ DOST, SİBER TACİZLER VE ZİHİN KONTROLÜNÜN AYAK SESLERİ

İKİNCİ YAZI: ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK ETTİM? TÜM İNSANLARA UYGULANDIĞINI NASIL GÖZLEMLEDİM?

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *