1 Şubat 2017 saat 00:22 – Diğer telegram araştırmacıları ile gerçekleşen olaylar ve geliştirdiğim savunmalar

En son pazar gecesi yazmışım. Şimdi de salı gecesi yazıyorum. Pazartesi ve Salı günleri rutinimde önemli bir değişim olmadı. Dışarı çıktığımda korna fren sesleri, yanınızdan geçen insanların tipleri ve konuşmaları ile klasik yanılsamalar vardı. Başka kayda değer bir şey olmadı. Ta ki pazartesi akşamına kadar. Şimdiye kadar Türk siteleri arasında telegramla en çok ilgilenen oluşumlardan biri; Düşünce Polisi sitesi ve içeriğini kendi sayfalarında paylaşmışlar. “Telegram Mağduru Feyyaz Yükselci’nin sitesi” adıyla görünce bir garip hissettim. “Nelerle uğraşıyorduk, ne hayallerimiz vardı, nasıl konuların ortasında bulduk kendimizi…” diye…

Söz konusu oluşum, bir tane kendi isimleriyle, bir sürü de wordpress sayfasıyla faaliyet gösteren bir oluşum. Web sitesinde de kısa bir künyeleri mevcut. Onun dışında nedir ne değildir pek bilmem. Ama ileri safhalarda çalışmalarımız ortaklaşabilir. Zaten asıl mevzu bu genel bilgiler değil. Beni Twiter’dan takip etmeye başladıkları, siteme bağlantı verdikleri saat, başlıklarda ve sonrasında kullandıkları imalar onların ya telegramcılardan ya da telegram mağduru oldukları yönündeydi. Akşam film izlediğim saatlerde bu yönde bir algı yönetimi aldı başını gitti. Sanki benim bilgisayarımı, telefonumu onlar da görüyormuş gibi.. Bunlar telegramcıların tipik oyunudur. Çevrenizdeki insanların davranışlarını-eylemlerini önceden kestirebildikleri ve kontrol edebildikleri için; yanlarından geçen veya yakınlık kurdukları masum insanlar vasıtasıyla bir mağduru rahatsız etmeye çalışırlar. Sürekli bir takip ediliyormuş, düşünceleri biliniyormuş hissi…

Saat demişken; 41, 51, 16, 01, 07, 18, 04, 08 gibi sayılar telegramcıların ve sadece siber takibin farkında olduğum zamanların birtakım şartlanmalarından oluşuyor. Gerçekten çıldırtacak seviyeye geldiği de oldu fakat zamanla bu şartlanmalar anlamsızlaşmaya başladı. Devam ediyorlar, günlüğü naklettiğim bugünde bile… Ama anlamsızlaştı ve aldırmıyorum.

Bir de telegramın tüm toplumu saat gibi kurabilen yönünü ıspatlarcasına, tam söz konusu oluşumun eklemeleriyle eş zamanlı olarak benim Facebook sayfama bir beyefendiden özel mesaj geldi. A. isimli birisi Almanya’da bu işin üzerinde çalıştıklarını ve bazı altın temelli ilaçların telegramı absorbe ettiklerini söyledi. Biraz araştırdım, elektromanyetik saldırıyı mı püskürttüğünü sordum. Sonradan öğrendim ki genelde psikolojik rahatsızlığı olanların kullandığı nadir bir ilaçmış… 

İşte o gün ve o saat gerçekleşen bu birbirinden bağımsız (ya da bağımlı) olaylar dizisi not düşmeye değer benim için ve gördüğünüz gibi yazdım.

Aynı gece uyumadan önce bazı sesler de eksik olmadı. Adult zaman sırasında yapılanlardan bahsetmiyorum bile zaten… Telegramın gece vardiyası rutin bir hal aldı artık…

Bugün de telegram konusunda yazdığım yazılar ve sosyal medya çalışmalarıyla geçti. Akşam üzeri abimle telegram zihin kontrolü ve telefon dinlemeleri üzerine bir beyin fırtınası yaptık. Fakat bazen telegramdan sebep olduğu bariz sinir bozuklukları ve kavram karmaşası yaratılarak ilerleme kaydetmemiz engellenmeye çalışılıyor.

Kendimi savunmak için yaptıklarıma gelirsek, bilimsel arayışlarla beraber meditasyon konusunu da denemeye başladım. Beynin dalga seviyeleri, radyonikler, auralar, Kirlian dedektörleri, vs. vs. hangisi gerçek hangisi yalan ayırt etmeden araştırmaya ve süzgeçten geçirmeye başladım. Meditasyonun gerçekten iyi geldiğini hissedebiliyorum. Telegramcının zihni parçalanmaya ve manipüle etmeye yönelik saldırılarına karşı sizi dingin bir hale sokuyor. Tek parça olduğunuzu hatırlatıp konsantrasyonunuzu arttırıyor. Bu araştırmalarımı ömrüm boyunca devam ettirmeyi ve telegramın elektromanyetik kirliliğine karşı etkin bir savunma oluşturmayı istiyorum. Çünkü bu işin peşinden koşarken bir yandan da günlük geçim sorunu devam ediyor…

Yakında doğu mistiğine ve çeşitli alternatif yöntemlere de el atabilirim. Yazınca bana bile çoğu şey absürt ve saçma geliyor ama meditasyon yaptığım zaman beynimin daha dingin olmasından hareketle bir araştırmaktan zarar gelmez diyorum. Sporu hiç aksatmıyorum tabii..

Ben savunma çalışmalarına devam ededurayım. Şimdilik telegram zihin kontrolüne karşı yapılabilecekler arasında şunlar kesin:

  1. Hareketli, zinde ve sağlıklı ol. Atalete girme.
  2. Her zaman iradenin sende olduğunu fark et. Seni ne kadar çıldırtırsa çıldırtssın, etrafındaki her şeyin bir akıl oyunu olduğunu unutma. Senin yaptığın her eyleme buna onlar sebep olmuş gibi bir kılıf uydurmaya çalışacaklar.
  3. Mümkün olduğunca doğal yaşama, doğal hayata ve yeşilliğe dön. Teknolojinin elektromanyetik felaketine karşı Tabiat Ana, sana en çok yardımcı olabilecek kişilerden biridir.

Kısaca; 21. yüzyılın tüketim çılgını, bilinçsiz yaşantısına bulaşma. İç dünyana önem ver. Şimdilik bu kadar.

ELEKTROMANYETİK ZİHİN KONTROLÜ NEDEN VE KİMLERE UYGULANIR? AMACI NEDİR?

TELEGRAM ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK EDEBİLİRİZ? BELİRTİLERİ NELERDİR?

ŞÜPHELİ SÖYLEMLERİ BULUNAN T. HAKKINDA: ZİHİN KONTROLÜ İNCİRLİK ÜSSÜNDEN Mİ UYGULANIYOR?

BİRİNCİ YAZI: ESKİ DOST, SİBER TACİZLER VE ZİHİN KONTROLÜNÜN AYAK SESLERİ

İKİNCİ YAZI: ZİHİN KONTROLÜNÜ NASIL FARK ETTİM? TÜM İNSANLARA UYGULANDIĞINI NASIL GÖZLEMLEDİM?

Konuyla ilgili diğer yazılar

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *